Todd Harris tarafından yaratılan ve Ryan Coogler tarafından yapımcılığı üstlenilen dört bölümlük animasyon antoloji dizisi Eyes of Wakanda, değişik ama bir o kadar da önemli bir şekilde MCU’daki yerini aldı.

Dizi, vibranyum materyali içeren eserlerin, dünyanın dört bir yanında nesillerdir gizlilik içinde faaliyet gösteren Wakanda ajanları War Doglar tarafından geri alınması ile başlıyor. Senaryo, çalıntı malın güvenli şekilde Wakanda sınırları içine geri getirilme çabalarını konu alıyor.

Eyes of Wakanda Dizi İncelemesi Arakat Mag 2025 Disney+ Terri Douglas Michael Woodley Kimberly Bailey

Nesillerin Gizli Kadim Görevi

Yapısal olarak dört bölümden oluşan dizinin her bölümünde farklı bir ülkedeki War Dog’un görevi takip ediliyor. Görevlerden bir tanesi, M.Ö. 1260 yılında Yunanistan’da geçiyor. Yaşanan olaylar o kadar kendine has yapılmış ki, bir Marvel yapımı izlediğinizi neredeyse fark etmiyorsunuz. Ayrıca dizinin davranış tarzı ve işlenme şekli, bulundukları ortama uyum sağlaması açısından popüler kültürün farklı taraflarından da güzel esinlenmeler barındırıyor. Bu nedenle bir Marvel yapımı içeriği izleme beklentisiyle dizinin başına oturduysanız, Eyes of Wakanda ilk bölüm itibarıyla sizin için izlemesi biraz zor olabilir.

İkinci görev, tarih öncesi krallıkların şekillendiği dönemlerde Truva Savaşı sırasında geçiyor. Truva Savaşı, Yunanlar ile Truvalılar arasında Helen’in kaçırılması üzerine çıkan efsanevi bir savaştır. Hem bu olay örgüsü hem de meşhur Truva Atı efsanesi, bu bölüme uyarlanmış durumda. Her bir bölümde günümüz estetiğine biraz daha yaklaşmamızın verdiği görsel his, benzer felsefede bir sanat tasarımı ile desteklenince pek de iyi bir sonuç vermediği düşüncesindeyim. Bu nedenle, benim için izlemesi en zor ve sıkıcı bölümdü diyebilirim. Başka bir yandan ise, bölüm içerisinde gördüğümüz bazı Wakanda’ya has enstantaneler oldukça hoş şekilde yansıtılmış. Belki dizi bir Marvel yapımı olmasa ve bu olaylar Wakanda altında yaşanmasaydı, izlemesi daha keyifli ve daha ilgi çekici bir sanat tarzına sahip hoş bir animasyon izlemiş olurdum.

Eyes of Wakanda Dizi İncelemesi Arakat Mag 2025 Disney+ Terri Douglas Michael Woodley Kimberly Bailey

Aşk Dolu Bir Hamle

Üçüncü görevde biraz daha ileri bir tarihe gidiyoruz. Bu sefer M.S. 1400 yılında, güçlü imparatorluk dönemindeki Çin’de, Ming Hanedanlığı hüküm sürüyordu. İlk iki bölüm sonrası bu bölümde bazı temel bölüm dinamiklerinin değişmesi, benim açımdan izlenebilirliği oldukça yükseltti. Bu bölümde bir yasak aşk odak alınıyor. Bir War Dog, gizli görevi sırasında âşık olduğu bir kadın ile yaşamaya başlaması sonucu ilişkisi onu o kadar etkiliyor ki, çok önemli olan gizli görevini bile aylarca askıya alıp Wakanda ile iletişimini tamamen kesiyor. Bölüm böyle bir yapı üzerine kurulmuş olup MCU’da gördüğümüz yeni bir Iron Fist varyantı da bölüme eklenince, hikâye gerçekten çeşitlenip güzelleşiyor. Bazı anlamsız durumlara tanıklık etsek de, bölümün yarattığı bu dinamik yapıyı ve karakterlerin birbirleri ile olan ilişkilerini oldukça sevdim. MCU, kendi orijinal Iron Fist’ine hazırlık içerisinde olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ek olarak, çok özlediğimiz Wakanda da bölüm içerisinde ziyaret edildiği için bölüme karşı sempatimin bir hayli yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Gelelim dördüncü ve en önemli bölüme. Bu bölümün ilk ve ana görevi, kendinden önce gelen ve birbirinden biraz bağımsız olan bölümleri ortak bir noktada toplayabilmek ve nihai final için hikâye kapanışı ile serinin geneline bir anlam yüklemek olmalıydı. Yaratıcılar da tam olarak böyle düşünmüş olmalı ki, tüm diziyi ortak paydada birleştiren “Son Panter” adlı bu bölüm gerçekten şov yapıyor. Bu bölümde, kral oğullarından üçüncüsü olan Prens Tafari ve Kıdemli Direktör Kuda’nın, eğitim seyahat görevleri sırasında bir savaşın ortasında kalmalarıyla başlıyor. Ta ki hiç beklenmedik bir zamanda -bölüme de ismini veren- Son Panter gelene kadar…

Yazının bu kısmından sonrası spoiler içermektedir.

Eyes of Wakanda Dizi İncelemesi Arakat Mag 2025 Disney+ Terri Douglas Michael Woodley Kimberly Bailey

İnsanlığın Eşsiz İç Çatışması

Aniden gelen Son Panter, mevcut zaman dilimine göre 500 yıl gelecekten geliyor. Wakanda’nın sınırlarını dış dünyaya asla açmamış olması nedeniyle yok oluşa giden bir zaman çizgisinin açıldığı ve nihai sonlarının geldiği bir gelecekten. Bu yok oluşun önemli parçaları olan Horde isimli yaratıklar, Celestiallerin denkleri Deviantlar gibi onların karşılığı sayılan bir türdür. Bazı hikâyelerde doğrudan olmasa da, dolaylı olarak One Above All’a hizmet etmeleriyle öne çıkıyorlar. 500 yıl sonraki bu nihai son, aslında MCU’nun da sonu olarak açıklanmış oluyor. Bunun temel sebebi, bölüm içerisinde Prens Tafari ve Direktör Kuda’nın Wakanda’ya geri götürmeye çalıştıkları vibranyum baltanın ilk çıkış noktasında el değiştirmesi oluyor. Halen “MCU ne alaka?” diyorsanız, bu balta Black Panther filminde Killmonger’ın müzeden çalıp Ulysses Klaue’ye verdiği ve dünyanın gayriresmi yollarla vibranyum hammaddesine ulaşmasına neden olan balta ile bire bir aynı balta. Hatta dizinin en sonunda çok tanıdık bir sahneyi bile gösteriyorlar.

Özetlemem gerekirse, Black Panther filmindeki olaylar sonucunda Wakanda’nın sınırlarını dış dünyaya açması, gelecekteki tüm insan ırkını Hordelar ve One Above All’un yok ettiği o zaman çizgisinden kurtarıyor. Bu nedenle Killmonger, T’Challa ve Shuri’yi filmde aldıkları kararlar ile MCU tarihinde önemli figürler haline getiriyor. Genel olarak vasat bir şekilde başlangıç yapmış olsa da, giderek artan temposu, anlatı bütünlüğü ve son bölümde gösterilenler gerçekten keyifliydi. Garip bir yolla olmasına rağmen Eyes of Wakanda, çok kritik bir noktadan MCU’ya dahil oldu.

Yazının sonlarına gelirken şunu da söylemem gerekiyor: Eyes of Wakanda’nın üç bağımsız bölümü dördüncü bölümde birleştirip hikâyeyi tamamlama yaklaşımını yakın zamanda görmüştük. Geçtiğimiz haftalarda Disney+ tarafından yayınlanan Predator: Killer of Killers animasyon filmi de benzer bir yol seyrediyordu. Çok kısa sürede bu kadar benzer bir yapıyı aynı markadan izlemek, beni biraz “kolaya kaçtıkları” düşüncesine sürüklese de, günün sonunda tutan bir formül olduğu için olumsuz bir taraftan bakmayacağım.

Devamı gelir mi bilmiyorum ama bazen Marvel animasyonlarının bu tarz eklemelerle evrene katılması benim çok hoşuma gidiyor. Bakalım sıradaki sürpriz olay ne olacak? Hep birlikte göreceğiz.


Mert Özenir‘in diğer yazılarına bakmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Fantastic Four: First Steps: Retro-Fütüristik Bir Macera

Ironheart 1. Sezon: Tekrar Eden Formül

MERT ÖZENİR
Oyun Tasarımı ile Sinema Televizyon mezunu ve tutkulusu. Asırlık içerik üreticisi.

The Bad Guys 2: Kötülerin İyilik Macerası

önceki yazı

Weapons: Toplumsal Öfkenin Doğurduğu Kaos

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir