Hollywood’un uzun zamandır kanayan yaralarından biri romantik komediler. Artık eskisi kadar çok yapılmıyor. Yapıldığı zaman da genelde daha az tanınan oyuncular ile basit ve klişe işler ortaya çıkıyor. Merv ise tam aradığımız 2000’ler yılbaşı temalı bir romantik komedi filmi.
Merv, sahipleri Anna ve Russ’ın ayrılması sonucu bir depresyona giriyor. Onu bu ruh halinden çıkartmak, eski neşeli haline döndürmek için çiftimiz bir tatile gider. Bu tatilde amaç ne kadar Merv’ü eski haline döndürmek olsa da Anna ve Russ aslında birbirlerine ne kadar iyi geldiklerini hatırlayacaklardır.
Bu yazı Merv filmi hakkında spoiler içerebilir.

Bariz Olandan Kaçmaya Çalışmak
Romantik komedi filmleri bence bir ilişkiye dair en gerçekçi filmler oluyor. Bu filmlerde ne kadar klişe hikayeler görsek de bence ilişkilerin en doğal halini yansıtıyorlar. Merv için de bu geçerli, her ne kadar filmin sonunda ne olacağını bilsek de seyirci olarak bizleri o noktaya götürüş şekli çok doğal ve saf. Anna ve Russ’un uzun süren ilişkilerinden sonra ayrılmaları ikisini birden çok yaralıyor ama bunu birbirlerine çok yansıtmadan yaşıyorlar. Merv için o an bir arada olunması gerekiyor ve öyle de yapıyorlar.
Russ bu ilişkide daha hayalperest olan, daha sorunlardan kaçmaya çalışan bir adam. Anna ise gerçekçi, ne istediğini bilen biri. Filmde uzun bir süre neden ayrıldıklarına dair bir bilgi vermiyorlar bize. İlk başlarda onların ilişkisine odaklanmak yerine daha çok Merv’ün içinde bulunduğu duruma odaklanıyoruz. Bir hafta Russ’ta bir hafta Anna’da olacak şekilde kalan yaşlı köpek Merv, artık bu durumun onu yorması sonucu hayatından zevk almamaya başlıyor. O artık iki ebeveyni olan mutsuz bir köpek. Tek istediği tek şey de Anna ve Russ ile birlikte yaşamak.
Eski Yaşanmışlıkların Hatrına
Filmin ilk yarım saati sadece Merv’ün içinde bulunduğu psikolojinin etkilerine odaklanırken son bir saatiyse Anna ve Russ’un ilişkilerini ele alıyor. Ve bunun sonucunda Merv biraz daha ikinci plana atılıyor. Russ, Merv ile olan kendi zamanında Anna ile birlikte olma fikrine sıcak bakmıyor ama Merv için buna katlanmak zorunda kalıyor. Gittikleri tatil süresince de aslında tekrar birlikte olduklarında ne kadar eğlendiklerini, birbirlerine ne kadar iyi geldiklerini hatırlıyorlar.
Bu birlikte geçirdikleri bir haftaya rağmen Russ işin sonunda ne kadar Anna’yı sevse de birlikte olmamaları gerektiğini söylüyor. İşlerin yine kötü olabileceğini ve bundan çok yorulduğunu artık yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu anlatıyor. Bunun hem kendisi için hem de Merv için iyi olmadığını artık Merv’ün bir düzene ihtiyacı olduğu ve bu yüzden Merv’ü de bırakması gerektiğini fark ediyor. Russ’ın hayatına devam edebilmek için kendinden bile değerli olan şeyleri geride bırakması gerektiğini fark etmesi filmin en duygu yüklü ve en güzel sahnesiydi.
Tatil bitiyor ve herkes evine dönüyor. Russ artık kendine çeki düzen verip hayatına devem etmeye çalışıyor. Anna ve Merv de hayatına devam etmeye çalışıyorlar ama her iki taraf da buruk bir şekilde yaşıyor. Russ yalnızlığına bir çare arıyor ve Merv’ün yerini yeni bir köpek ile doldurmaya çalışıyor. Sahiplendiği yeni arkadaşı da Russ’ın içinde bulunduğu bu duruma çok yardımcı olmuyor ama bir gün şans eseri parkta gezerken Anna ve Merv ile karşılaşıyorlar ve bu durumun iki taraf için de hem acı verici hem de bu şekilde devam edemeyeceklerini anlayınca yeniden denemeye karar veriyorlar.
Sıcak Bir Yılbaşı Zamanı
Merv yukarıda da yazdığım gibi çok 2000’ler yılbaşı filmlerini hatırlatan bir film. Zooey Deschanel ve Charlie Cox‘un performansları dolayısıyla gerçekten geçmişe bir yolculuk yapmış hissine kapılıyorsunuz. Özelikle Deschanel‘i uzun zaman sonra yine böyle bir işte görmek çok mutlu etti. Bu tarz filmler için biçilmiş kaftan bence kendisi. Cox‘u ise böyle bir filmde ilk başta yadırgasam da filmin sonunda neden bu rol için doğru bir isim olduğunu anladım.
Hollywood’un bu tarz yılbaşı temalı romantik komedi filmlerini acilen eskisi gibi daha çok yapmaya başlaması lazım. Bence bu sene hem Netflix hem de Prime Video bu tarz eski tatlarda filmler çıkarmaya başladı. Yılbaşı zamanı böyle iç ısıtan, tatlı filmler izlemek güzel oluyor. Merv, işte tam olarak bu sebeple eski zamanları hatırlatan, çok tatlı ve iç ısıtan bir film.
Yiğit Kirpi‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
























Yorumlar