0

The Actor, 2010 yılında yayınlanan Donald Westlake‘in Hafıza kitabından uyarlanan bir gerilim filmi. Filmin oyuncu kadrosunda André Holland, Gemma Chan, May Calamawy ve Toby Jones bulunuyor.

The Actor, Paul Cole (André Holland) yaşadığı bir kaza sonucu uzun zamanlı hafızasını kaybetmesi ile hem eski hayatına geri kavuşmaya hem de kendini hatırlamaya çalışmasını anlatıyor. Bu kendini bulma çabası sırasında biz seyirci olarak hem Paul’un gerçekte kim olduğunu görüyor hem de aslında kim olmak istediğini görüyoruz.

Bu yazı The Actor filmi hakkında spoiler içerebilir.

The Actor Film İncelemesi Arakat Mag Duke Johnson Stephen Cooney Andre Holland Gemma Chan May Calamawy Neon

Kaybolanı Geri Getirmek

The Actor, 1950ler’in Ohio’sunda hafıza kaybı yaşayan Paul’e odaklanıyor. Paul bir gezgin oyuncu. Bir oyun sırasında yaşadığı kaza sonucu amnezi yaşıyor ve kim olduğunu unutuyor. Sadece oyuncu olduğunu ve New York’daki ev adresini biliyor. Cebindeki para ile gidebildiği kadar giden Paul, Ohio’nun bir kasabasında parasız kalıyor ve bir süre para biriktirmek için burada kalıyor. Burada Edna (Gemma Chan) ile tanışıyor ve New York’a gitmek rafa kalkıyor.

Filmin başından beri bir depresyonda olan ama Edna sayesinde yüzü gülen Paul, Edna’nın onun bir oyununun kitapçığını ona vermesi ile birlikte bu yaşadığı hayattan kaçıp tekrardan kendini tanımak için New York’a gitmesi gerektiğini anlıyor. New York’a gelen Paul burada gerçekten nasıl biri olduğunu arkadaşları sayesinde öğreniyor. Arkadaşları onu biraz çirkin bir insan olarak tanıtınca iyice depresyona giren Paul kendini iyice kaybediyor. Bu sırada bir rol alan Paul, bu rolü de berbat ettikten sonra kaçıp tekrar Edna’nın yanına gidiyor.

The Actor, güzel konusu ve iyi performanlarına rağmen bir türlü beni içine çekemedi. İlk yirmi dakikası ile aslında bir merak uyandıran film, sonrasında çok monatonlaşıyor ve başta yarattığı merak kaybolmaya başlıyor. Mesela filmde Gemma Chan hariç herkes birden fazla karaktere can veriyor. İlk başta bu bir yere bağlanır, bunun altından bir şey çıkar sandım ama maalesef sadece Paul’ün yaşadığı hafıza kaybının bir parçası. Bir başka sıkıntım, bize bir olay gösterip bunu bir sonuca vardırtmaması. Filmin başlarında bu hafıza kaybına sebep olan olay bir ihanet sonucuymuş gibi gösteriliyor. Filmin ilerleyen noktalarında ise bunun aslında bir oyun olduğunu ve bir kaza olduğunu anlıyoruz. Peki bunun filme bir katkısı oldu mu, bence hayır. Film bunu sadece böyle böyle oldu demek için kullanıyor. Bir merak unsuru yaratıyor ama bunu açıklamaya tenezzül bile etmiyor.

The Actor Film İncelemesi Arakat Mag Duke Johnson Stephen Cooney Andre Holland Gemma Chan May Calamawy Neon

Kendini Tanımanın Verdiği Zorluk

The Actor, kendi içinde aslında güzel bir felsefe barındıran bir film. Hafızasını kaybeden bir adamın hem sıfırdan başlaması hem de geçmişini araştırırken aslında ne kadar kötü bir insan olduğunu fark etmesini anlatıyor. Burada Paul’ün yaşadığı duygu değişimini film içerisine düzgün yediremiyor. Bu ayrımı sadece bizler seyirci olarak anlıyoruz.

The Actor, yönetmen Duke Johnson’ın teknik açıdan iyi iş çıkardığı bir film olmuş. Paul’ün hatırladığı anları normal gösterip, hayal meyal hatırladığı anları ise siyah arka planda göstererek bize Paul’ün o anki durumunu göstermiş. Bu durum Paul’ün ruh halini iyi yansıtsa da bunda en büyük pay André Holland‘ın performansına yüklenmiş. Filmdeki nadir çok iyi olan şeylerden biri, André Holland‘ın bütün filmi sırtında taşıması olmuş. Geri kalan performanslar ise André Holland‘a destek olmayı başarmış.

The Actor ile ilgili benim en büyük sıkıntım ise Duke Johnson ve Stephen Cooney‘in birlikte kaleme aldığı senaryo maalesef. Karakterlerin çoğu yüzeysel kalıyor ve hikayeye bir katkıları yok. Bunda her oyuncunun en az birden fazla karakteri canlandırmasının etkisi var mıdır bilmiyorum ama hem performansları hem de karakterleri bayağı bir sönük kalıyor. Senaryonun üzerinde biraz daha durulsa karakterler daha da derinleştirilse güzel olabilecek bir film The Actor. Senaryosu dışında bence The Actor kurgusu da sıkıntılı bir film. Öncelikle kafa karıştırmaya yönelik bir kurgu tercih etmişler, bunu sevdim lakin filmin ilerleyen dakikalarında sanki bizi kafa karışıklığına sürüklemek isterken filmi karışıklığa sürüklemişler.

The Actor Film İncelemesi Arakat Mag Duke Johnson Stephen Cooney Andre Holland Gemma Chan May Calamawy Neon

Bir Adamın Mutlu Sonu

The Actor olan her şeye rağmen bir adamın sonunda kendini bulmasını anlatıyor. Tam sıfırdan olmasa da kendi ile mücadele eden, hafıza kaybı sayesinde eski benliğinden kurtulan bir adamı izliyoruz. Sonunda ise artık kendi istediği gibi yaşayabileceği bir ortama sahip oluyor.

The Actor, çok şey vadetmesine rağmen bunların çoğunu yerine getiremeyen bir film. Gerilim filmi olarak sunulan filmde gerilimi hiçbir noktada hissetmiyorsunuz. Kısa süresine rağmen bir saat sonunda filmden kopmaya ve sıkılmaya başlıyorsunuz. The Actor, güzel düşünülmüş, iyi bir performansa sahip ama vasat bir film olmaktan kaçamıyor. Ben yine de izlediğim filmden zevk aldım. 


Yiğit Kirpi‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Black Bag: Her Söz Bir Şüphe

The Last Stop in Yuma County: Tarantinovari Bir Suç Filmi

Yiğit Kirpi
Bilgisayar mühendisi ama aynı zamanda sinema tutkunu. Kendi çapında yazar ve fantastik edebiyat hastası. Wes Anderson ve David Fincher hayranı 😂

    Black Bag: Her Söz Bir Şüphe

    önceki yazı

    Devil May Cry: Şeytanlar Ağlar Mı?

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir