0

Senenin merakla beklenen filmlerinden olan ve prömiyerini Fantastic Fest’te yapan The Black Phone’un hikayesinde 70’lerdeki bir Amerikan mahallesinde The Grabber lakaplı bir çocuk katili, siyah minibüsü ile mahalledeki çocukları kaçırmaya başlar. Arkadaşlarının kaçırıldığını öğrenen Finney de bir gün The Grabber tarafından kaçırılır. Film boyunca hapsedildiği bodrumdan kurtulmaya ve The Grabber adlı psikopat çocuk katilini alt etmeye çalışır. Finney, kurtulma sürecinde birtakım doğaüstü güçlerden yardım alacaktır. The Exorcism of Emily Rose (2005), Sinister (2012) ve Doctor Strange (2016) gibi başarılı filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Scott Derrickson, The Black Phone’un yönetmen koltuğunda yer alıyor. Ayrıca film, Joe Hill’in 20th Century Ghosts adlı öykü kitabındaki aynı adlı kısa öyküden uyarlanmıştır.The Black Phone Film İncelemesi Arakat Mag 2021 Scott Derrickson Mason Thames Madeleine McGraw Ethan Hawke

Kısa ve Öz Bir Doğaüstü Anlatı

Uyarlama bir senaryo olduğu dikkate alındığında, The Black Phone‘da kısa ve öz bir anlatım uygulandığı gözlemleniyor. The Grabber, ana karakter olan Finney’i kaçırana kadar bir karabasan gibi gizemli tutuluyor; ki Finney yakalandığında bile karakterin motivasyonu ve geçmişi hakkında bir ipucu verilmiyor. Hikâyede yalnızca The Grabber’ın şeytaniliğine ve Finney’nin kurtulma çabasına odaklanılıyor. Bu nedenle de filmin gerilim yönü baskın geliyor.

Ancak yönetmenin The Exocism of Emily Rose, Sinister ve Deliver Us From Evil gibi izleyiciyi diken üstünde tutan korku filmleri düşünüldüğünde, film maalesef korku yaratımı konusunda beklenenin altında kalıyor. The Black Phone, durumun kendisi ve birkaç jumpscare sahne dışında korku etkisi yaratamıyor. Ancak karakterin tek mekandaki mücadelesi, The Grabber’ın ürkütücü tasarımı, doğaüstü ögelerin kullanımı ve bir yandan Finney’yi arama çalışmaları, filmin gerilimini üst seviyede tutan ve akıcılığını sağlayan etkenler oluyor.

The Black Phone Film İncelemesi Arakat Mag 2021 Scott Derrickson Mason Thames Madeleine McGraw Ethan Hawke

Korku Dozu Yetersiz Bir Gerilim

Filmin baş kötüsü The Grabber’ı canlandıran Ethan Hawke, karakterin psikopatlığını ve şeytaniliğini göstermeyi başaran bir performans sergiliyor olsa da, maskenin altındakinin Ethan Hawke oluşunun karaktere ne kadar katkıda bulunduğu soru işareti olarak kalıyor. Filmde oyunculuk performansları ile şaşırtan ve seyirciye kendini hayran bırakanlar ise Finney’i canlandıran Mason Thames ve onun kız kardeşi rolündeki Madeleine McGraw oluyor. Tıpkı It (2017) filmindeki gibi başrol çocuk oyuncuları, filmi sırtlayan ve başarılı kılan yegâne etkenler haline geliyor. Ayrıca filmin sinematografisi ve kız kardeşin öngörülerinin verilme biçimi ile karanlık ve tekinsiz bir atmosfer yaratılıyor.

The Black Phone, korku dozu yetersiz ancak gerilim yönünden başarılı bir survival horror örneği olarak karşımıza çıkıyor. Olaydan ve nedenlerden ziyade duruma odaklanmayı tercih eden film, genel itibarıyla ortalamanın üstüne çıkmayı başarıyor. Atmosferi ve çocuk oyuncuların performansları, The Black Phone‘u görülmeye değer kılıyor.


Buğra Mert Alkayalar‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Prey: Estetik Bir Yautja Hikayesi

M3GAN: Yepyeni Bir Chucky

7

      Buğra Mert Alkayalar
      Alkayalar, 1998 yılında Yozgat’ta doğdu. 2020’de Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden lisans, 2024’te ise aynı alanda yüksek lisans derecesini aldı. Halen Marmara Üniversitesi’nde Sinema doktorası yapmaktadır. Yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği kısa filmleriyle Altın Koza Film Festivali, FABİSAD GİO Ödülleri, H.P. Lovecraft Film Festival ve Morbido Fest gibi ulusal ve uluslararası film festivallerinde yer aldı. 2023 yılında ilk öykü derlemesi Birtakım Rivayetler, Porsuk Kültür Yayınları’ndan yayımlandı. İstanbul Kültür Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan Alkayalar, sinema çalışmalarını hem akademik hem de sanatsal üretim alanlarında sürdürmektedir. Aynı zamanda dijital mecrada sinema yazarlığı yapmaktadır.

        Top Gun: Maverick: Uçmanın Dayanılmaz Ağırlığı

        önceki yazı

        Stranger Things, Season 4 – TV Review

        sonraki yazı

        Yorumlar

        Yorumlar kapatıldı.

        Bunlar da ilginizi çekebilir