İlk söylenecek şeyi aslında en başta söylemek gerekiyor. Kogonada’nın A Big Bold Beautiful Journey isimli yeni filmi ilişkinin meşakkatli tanımını yaparken, seyirciyi sürprizlerle dolu bir maceraya sürüklüyor. Yapılan tespitlerle düşünmenize olanak veriyor. Kimi ilişkiler toksik, kimisi saygıdeğer ve sadık, kimi ilişkiler ise büyük aşklara evrilse de, çetrefilli problemlerin enkazına dönüşebiliyorlar. Bu yüzden de her ilişki büyük, cesur ve güzel bir yolculuktur. Sonuçları farklılık gösterir diyor. Bir anlamda da filmi böyle okumamızı istiyor.
Columbus, After Yang gibi terapiyi andıran iki orijinal film kotaran Kogonada, bu sefer ilişki dinamikleri üzerinden giderek seyirciye trajikomik bir beyin jimnastiği sunuyor. Ana karakterlerini bilinmez bir yolculuğa çıkarırken; absürt durumlarla baş başa bırakıyor. Karakterlerin travmalarına, aile ilişkilerine, rutinlerine ve ilişki içindeki çalkantılarını paradigmalar eşliğinde seyirciye sunuyor. Bu yöntem sayesinde zaman zaman seyirci gülüyor, zaman zamansa kendi hayatını sorguluyor. İlk aşklarını, ilk ayrılıklarını düşünüyorlar. Bir araba yolculuğundaki tekinsiz sessizliğin içindeki tartışmaları hatırlamaları sağlanıyor.

Büyüleyici, Komik ve Can Acıtan Bir Anlatı
Kogonada hikayesinde acı gerçekleri, gerçeküstücü bir üslupla yorumlayarak seyir zevkini arttırmayı başarsa da; kendisinin önceki filmlerindeki gibi tempo sorunlarının A Big Bold Beatiful Journey‘de de baş gösterdiğini söylemekte yarar var. Örneğin filmin oldukça ritmik ve eğlenceli başlangıcı, ilerleyen zaman içerisinde ilişkinin depresif ve yorucu bir hal almasından kaynaklı akışı hantallaştırıyor. Gayet uygun bir süreye sahip olan A Big Bold Beatiful Journey, hissedilebilen duygusuyla daha uzun süreli bir etki bırakmasına sebep oluyor. Çünkü genelde seyirci filmleri izlerken, yeni keşifleri film düşmeye başladığında görmek ister. A Big Bold Beatiful Journey ise bu durumu sık tekrarlayarak, bir süre sonra konsantrasyonun yoldan sapmasını engelleyemiyor.
A Big Bold Beautiful Journey bir anlamda da insanın kendisiyle yüzleşme filmi olarak kabul edilebilir. Geçmişin sayfalarını tek tek çevirirken, hayatımız gözlerimizin önünden geçer. Gördüklerimiz hoşumuza gitmez ama daha önce yaptıklarımızı tekrar tekrar yaparız. Çünkü insanın kendi kişiliğini oluşturan kendi eylemleri, başarısızlıkları ve yaşanmışlıklarıdır.
Karakterlerimizin film boyunca özenle seçilen repliklerinde, gördüğümüz şey de başkalarının peşinden fütursuzca gitmektense, olaylara dışarıdan başka birinin gözlerinden gibi bakmaya çalışmaktır. Yani yaşlı halimizin gençliğine öğütlerine benzer bir senaryo yaklaşımı olduğunu söyleyebiliriz. Ne de olsa insan olgunlaştıkça hatalarını görür ve yalnız hisseder. Bu yüzden Kogonoda bu romantik gibi görünen filmde, kurulan melankolik atmosferden vazgeçmez.

Uyumsuzluktan Doğan Kimya
Filmin ana karakterlerini canlandıran Margot Robbie ve Colin Farrell’in kimyaları belli bir noktaya kadar uyuşsa da; oyuncuların arasındaki yaş farkı nedeniyle seyircinin çekincelerinin olması da doğal kabul edilebilir. Çünkü Farrell orta yaşlarda yorgun bir fiziksel görünüşe sahipken, Robbie otuzlarının ortasında hala muhteşem görünmektedir. İkisinin uyumu bu yüzden de tartışmaya açıktır.
Öte yandan Farrell’in performansının bu filme daha iyi uyum sağladığını da söyleyebilirim. Gözlerindeki çekingen tavır, ürkek ve feleğin çemberinden geçmiş olgun ifade filmin ruhuna en çok hitap eden karakter olmasını sağlamaktadır. Margot Robbie ise çocukluk travmalarının içinde boğuşan her kadın gibi hayata tutunmanın formülünü arar. Bu iki karakterin uyumları zaman zaman ayrışsa da, günün sonunda filmi izleyen seyircinin kabullenebileceği bir kimyaya bürünürler.
Sonuç olarak A Big Bold Beautiful Journey görsel anlamda büyüleyici ve son derece estetik bir film olarak akıllarda kalıyor. Kurulan dünyanın 500 Days of Summer filmine yakın durduğu söylenebilir. Seyircinin bu filmi izlerken, yorum yapmaya açık olması gerekiyor. Kogonada seyircisinin düşünmesini ve yorumlamasını istiyor. Filmini bir sanat eseri gibi tasarlamasının nedeni de bu. Hayat komik ve trajik anlarıyla can acıtan cinsten bir yapıya sahiptir. A Big Bold Beautiful Journey de bir anlamda bu etkinin yansıması olarak karşımıza sunuluyor.
Haktan Kaan İçel’in, diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.





















Yorumlar