House of the Dragon üçüncü sezon, hızlı bir giriş yapılan ilk iki bölümün ardından tam gaz devam ediyor. Aslında üçüncü bölüm, ilk iki bölüme kıyasla daha sakin bir tempoya sahip. Bu açıdan, sezonun ihtiyacı olan bölümlerden biri olduğu söylenebilir. Zira bu tür bölümler, izleyiciye ve dizideki karakterlere nefes aldırmak için gerekli. Üçüncü bölümde büyük gelişmeler yerine politik bir anlatı içerisinde diyar hakkında bilgiler sunuluyor olması evrenin canlılığına katkıda bulunuyor. Game of Thrones döneminde de aksiyon dolu bölümlerin yanı sıra dizinin asıl hünerlerini gösterdiği kısımlar, dünya kurmak adına diyalog ağırlıklı sahnelerden oluşuyordu.

House of the Dragon bu konuda elinden geleni yapsa da, dünya tasarımı açısından ne yazık ki Game of Thrones seviyesine şimdiye kadar pek çıkamayan bir iş oldu. Bu bölüm ise diğer sakin geçen bölümlerin yanında başarılı bir anlatı kurabiliyor. Elbette yine her zamanki çok tartışılacak kararlar ve değişiklikler dizinin bir klasiği olarak yer alıyor. Muhtemelen yakın zamanda başka hiçbir yapımda bu kadar zengin bir tartışma alanı göremeyecek olmamız, toplulukta çıkan her türlü agresif çatışmaya rağmen değerli bir kazanım.

Bu yazı House of the Dragon dizisinin 3. sezon 3. bölümü hakkında spoiler içerir.

House of the Dragon 3 Sezon 3 Bölüm İncelemesi Arakat Mag HBO Max Ryan J Condal Georger RR Martin Emma Darcy Matt Smith Olivia Cooke

Kayıp Altınlar

House of the Dragon 3. sezon 3. bölüm, ikinci bölümün bittiği yerin hemen ardından başlıyor. Dizinin bu sezonunda zaman atlaması görmüyor olmamız artık gerçekten iyi bir gelişme. Çünkü geçtiğimiz sezonlarda (özellikle ilk sezon) zaman atlamaları karakterlerle bağ kurulmasını biraz zorlaştıran tercihlerdi. Rhaenyra ve Daemon’un tahta geçmelerinin hemen ardından Otto’nun kellesini almaları, kendi meşruiyetlerini kanıtlamak için gerekli hamlelerden biriydi. Fakat bu noktada öğreniyoruz ki, dizinin uyarlandığı eserde de sık sık bahsedilen ekonomik durum ve kayıp altınlar meselesi gösterilerek önemli bir konu olarak işlenmeye başlıyor. Bu oldukça önemli, çünkü bir bakıma Yedi Krallık’ın yönetimi ve taht haklarını güçlü bir biçimde savunmaya devam etmeleri için bu altınlar oldukça kritik. Kralın Şehri, artık yeni adıyla Kraliçenin Şehri’nde yaşayan halkı da huzursuz etmemek amacıyla bir çözüm bulunması gerekiyor.

Burada verilen detaylar bir izleyici olarak benim oldukça hoşuma gitti. A Knight of the Seven Kingdoms veya Game of Thrones gibi, bu dizide de halkın problemlerini işlemeye pek vakit kalmıyordu. Fakat bu kaybolan hazine gelişmesiyle bu kısma odaklanmamız gerekiyor. Bu odağın kurulması değerliyken, bunun Rhaenyra’ya kalması ise biraz ironik. Çünkü kendisinin oluşan bu yoksullukta dolaylı olarak bir payı bulunuyor. Bu hikâye anlatımında, şehrin zenginlerine yönelik düzenlediği yemek ve verdiği mesajlar oldukça etkiliydi; aslında bir bakıma nasıl bir kraliçe olmak istediğinin izlenimini gösteriyor.

Bölüm, evrenin nerd’ü diyebileceğimiz hayranlar için oldukça eğlenceli kısımlara sahip. Kitaplardan yapılan alıntılar ve değiştirilen sahneler, karşılaştırma yapmak için oldukça müsait bir alan sunuyor. Hazinenin götürülmesi mevzusu ise Ejderhaların Dansı hikâyesinde oldukça önemli bir yere sahip. Rhaenyra şimdilik buna kısa süreli bir çözüm bulmuş olsa da, henüz sonuca kavuşturabilmiş değil. Siyah Konsey’in bu noktada yapacağı hamleler oldukça önemli olacak, tabii bir konsey oluşturmayı başarabilirlerse. Zira, bölümde yaşanan gelişmeler konseyin sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmadığını açıkça gösteriyor.

House of the Dragon 3 Sezon 3 Bölüm İncelemesi Arakat Mag HBO Max Ryan J Condal Georger RR Martin Emma Darcy Matt Smith Olivia Cooke

Derinlerde Tutulan Yaslar

Bölüm aslında tamamen Rhaenyra üzerinden okunabilir. Kraliçe olarak ilk günlerindeki hamlelerini ve değişmekte olan ruh halini kolaylıkla gözlemleyebiliyoruz. Prens Jace’in ölümünün ardından yas tutmaya bile zamanının olmaması, göstermemeye çalışıyor olsa da karakterin psikolojik olarak çöküşte olduğunu belli ediyor. Bu psikolojiyi bölüm boyunca hissedebildim. Karakterin anlatım tarzı ise sanki artık kitaptaki Rhaenyra’ya daha yakın bir hale dönüşecek. Çünkü biliyoruz ki, kitaplarda anlatılan Rhaenyra hata yapmaya yatkın ve ciddi derecede sinir bozucu bir karakter. Sinir bozucu olmasının elbette birden fazla sebebi var, bunu bir şikayet olarak söylemiyorum. Ne de olsa yaşadıkları, karakterin kişisel olarak bunlardan etkilenmesine neden oluyor.

Tahtın getirdiği ağırlık ile kraliçenin bu noktadan sonra bocalamasını izlemek oldukça ilginç olacaktır. Çevresindeki insanlarla (özellikle Corlys ve Daemon) orta noktada buluşamıyor olması, Rhaenyra’yı House of the Dragon’un kalan bölümlerinde yalnız kalmaya itebilir. Bu yalnızlığı nasıl gidereceği ve kafayı yememeye çalışmasını Alicent ile destekleyebilirler. Alicent, bölüm içerisinde Rhaenyra ile yaptığı konuşmalarda gayriresmi bir danışman gibi konumlandı. Dizinin başından beri tuhaf bir dinamikleri olduğunu söylemek mümkün. Başlarda bu ikilinin düşmanlıkla başlayıp sonradan yumuşayan ilişkisine sıcak bakmamış olsam da artık alıştım diyebilirim.

Benim için bölümün en kötü sahnesi, Corlys ve Rhaenyra’nın herkesin içerisinde yaptığı konuşmaydı. Rhaenyra’nın Velaryon gayrimeşrularının soyadlarını vermemiş olması, kitapta tam tersi şekilde oluyor ve Alyn ve Addam ikilisini meşru ilan ediyordu. Dizideki Rhaenyra’nın verdiği karar aslında yanlış değil. Yıllar boyunca gayrimeşru çocuklar yaptığı için hak iddiası sorgulanan bir varis, tahta oturduğu gibi aynı durumdaki başka kişileri meşrulaştırsa bu oldukça ilginç olur. Verdiği karar kendi içerisinde tutarlı. Fakat Corlys’in buna tepkisi, karşısında bir kraliçe varken verilebilecek bir karşılık mı emin değilim; zira onca insanın içerisinde kraliçenin ağırlığını tamamen bir kenara itiyor. Bu tercihi beğendiğimi söyleyemeyeceğim, seyircileri ikiye bölecek bir karar olmuş.

House of the Dragon 3 Sezon 3 Bölüm İncelemesi Arakat Mag HBO Max Ryan J Condal Georger RR Martin Emma Darcy Matt Smith Olivia Cooke

Yeni Bir Targaryen

House of the Dragon üçüncü sezon üçüncü bölüm, evrene yeni bir Targaryen prensini yerleştiriyor. Bu konuda biraz geç kalındığını söylesem abartmış olmam. Kraliçe Alicent ve merhum Kral Viserys’in en küçük çocukları Prens Daeron Targaryen sonunda diziye giriş yapıyor. Daeron’un olayı, aslında diğer Targaryen çocuklarına kıyasla çok küçük yaşta Hightower’ların yanına verilmesi ve tamamen onların gelenek ve görenekleriyle büyümesi. Targaryen demektense karakterin bir Hightower olduğunu iddia etmek çok daha doğru olacaktır. Bölümün bir noktasında Daemon’un ejderhalarla birlikte Ormund Hightower’la bir anlaşma yaptığı sahneyi görüyoruz. Sahnenin kısaca özeti, Hightower’ların ordularını geri çekmesi ve Daeron’u siyahlar cephesine teslim etmesi üzerine.

Anlaşmadaki maddeler yerine getiriliyor fakat bölümün sonunda görüyoruz ki, aslında teslim edilen çocuk Ormund’un bir oyalama taktiğiymiş. Açıkçası bu sahneleri biraz yavan buldum. İzleyici kitlesinin hiçbiri, en başından itibaren zaten o çocuğun Daeron olduğuna inanmamıştır; bu kısımları kesinlikle daha iyi yazabilirlerdi. Fakat evren içerisinde baktığımızda, Ormund’un bu zekice hamlesinin işe yaradığını söyleyebiliriz. Bu taktik sayesinde siyahlara ağır bir darbe indirdiği gibi, hâlâ elinde bir hak iddia edebilecek Targaryen prensini bulunduruyor.

Daemon yine elbette bölümün yıldızlarından biri. Karakterin bu sezonda aktif olarak yer alması, sezonun kalitesine direkt olarak etki ediyor. House of the Dragon, üçüncü sezonuyla en tepe noktasındaki dönemini yaşıyor. Benim için ilk sezon hâlâ harika ama bu sezon da oldukça sağlam ilerlemeye devam ediyor. İvmenin sezonun kalanında pek düşeceğini sanmıyorum. Dizinin muhtemelen bu sezonki en sakin bölümü buydu ve buna rağmen oldukça sürükleyici sahnelere sahipti. İlk iki bölüm kadar yükseklerden uçmasa da, sezonun kalanı için zemini sağlam bir biçimde oluşturmayı başarıyor.


Ali Can Bartu Sakarya‘nın tüm yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

House of the Dragon 3. Sezon 2. Bölüm İncelemesi: Kanlar İçinde

House of the Dragon 3. Sezon 1. Bölüm İncelemesi: Tahtın Bedeli

ALİ CAN BARTU SAKARYA
Dizi, film, oyun ve çizgi roman bağımlısıyım. Popüler kültür içeriklerini derinlemesine tüketiyorum.

    Little Brother: Karşıtlıkların Getirdiği Komedi

    önceki yazı

    Tom Holland Odyssey Setinde Nolan’ı Yanlış Anladı

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Leave a reply

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Bunlar da ilginizi çekebilir