0

İzleyicisini karlar altında bir İtalya köyüne, realitenin kucağında, savaşın son demlerinde bir ailenin evine davet ediyor Vermiglio. Acelesiz ve dinlendirici temposuyla incelikli bir durum portresi çiziyor. Savaş gibi büyük trajedilerin ardından gelen sessizlik ve keder anı, karın her şeyi örtüp sesleri dinginleştirmesi gibi. Altta kalanlar o bembeyazlıkla ne kadar örtülmüş olsa da çığlıklarının titreşimi her sahnede kulakları buluyor.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Maura Delpero‘nun üstlendiği 2024 yapımı Vermiglio, dram türünün kaliteli örneklerinden biri. Delpero, kısıtlı bir başrol kadrosu sunmaktansa kalabalık bir ailenin tamamını filmin öznesi haline getiriyor. Tommasa Ragno, Giuseppe De Domenico, Martina Scrinzi gibi isimleri bünyesinde barındırırken birçok başarılı çocuk oyuncu performansına da ev sahipliği yapıyor. 2. Dünya Savaşı’nın bitişinin izlerini, filmin ismini de aldığı İtalya’nın kuzeyindeki Vermiglio köyünün gözünden resmediyor.Vermiglio Film İncelemesi Arakat Mag

Umutsuzluğun Gölgesinde Aşk İhtimaline Tutunmak

Yönetmenin kendi babasından esinlenerek ele aldığı Vermiglio, aynı zamanda aile geçmişinin de bir otoportresi. Kendisinin sözleriyle, “Babam rüyamda bu filmi kolunun altında tuttu; onun geniş ailesinin dört mevsimi burada. Çocuklarla yetişkinlerin, ölümlerle doğumların arasında geçiyor bu hikâye… Kardan duvarlar ve yüksek tepelerin hikâyesini anlatıyor; Vermiglio bir ruh manzarasıdır.”

Savaşın tükettiği ruhlar ve koşullar sebebiyle yoksulluk ve yıkıntı içinde olan 8 çocuklu bir ailenin hikayesini izliyoruz Vermiglio‘da. Ailenin babası olan Cesare, hem çocuklarını bir sınıfta toplayıp onların öğretmeni oluyor, hem de yaşının ve deneyimlerinin getirisiyle hüzünlü bir babalık sergiliyor. Kendi halinde yaşam mücadelesi veren bu ailenin rutin günleri köylerine yabancı bir askerin gelmesiyle değişiyor.

Sekiz çocuğun en büyükleri olan Lucia’nın bir gün köylerine gelen yabancı bir askere aşık olmasıyla hikaye doğuracağı trajik hikayeye ilk adımını atıyor. Öyle ki aynı dili bile konuşamayan bu iki genç birbirlerine duydukları tutkulu aşkla acele bir şekilde evlenirken buluyorlar kendilerini. Ne yazık ki bu acelecilik kaçınılmaz olarak bilinmez hikayeleri, saklanan sırları ve büyük yıkımları beraberinde getiriyor.

Hevesli ve umut dolu bir aşk yerini soru işaretlerine ve korkulara bırakırken diğer yandan devam eden dünyanın işleyişi bu hikayenin en gerçek yanı. Savaşın ardında bıraktığı, her şeyin eksik olduğu bir dünyada kadın olmanın kendi içinde ayrı bir mücadele gerektirişi ve yüzleşilen gerçeklerle beraber film kendi sesini buluyor.Vermiglio Film İncelemesi Arakat Mag

8 Farklı Çocuk, 8 Farklı Dünya

Ancak Vermiglio sadece bu kadarla yetinmiyor. Zira 8 çocuklu bir aileyi öznesi haline getirmişken odaklanılan tek kişinin Lucia ve onun aşk hikayesi olmaması onu klişelerden kurtaran en temel unsur.  Yeni doğanlar, erişkinliğe adım adım yaklaşan ve büyümenin getirdikleriyle yüzleşen çocuklar, ebeveyn rolleriyle çatışan ve kendi benliklerini kazanmaya çalışan ergenler bu ailenin diğer fertlerini oluşturuyor. Yer yer onların cinsel uyanışlarına ve yönelimlerini keşfetme anlarına da şahit eden film, bu kadar çeşitli alt başlığa sahip oluşunun hazinliğine kaçınılmaz olarak uğruyor.

Kalabalık bi aileyi bütün bir başrol haline getirmek beraberinde iki büyük zorluk getiriyor. Biri, aile içindeki her ferdin sahiden iyi ve ayakları yere basan öykülere sahip olduğunu yansıtabilmek. Diğeri ise bu öykülerin hepsini yeterince işleyebilmek. Vermiglio bu iki zorlu sorumluluktan ilkini başarıyla gerçekleştiriyor. Her bir çocuğa, o çocuğun özelinde bir dünya, bir mücadele çiziyor ve hepsi de birbirinden ilgi çekici olmayı başarıyor. Fakat tam da bu sebeple, bu ilgi çekici alt hikayeleri yeterince izleyememek, hepsinin birer başlık olarak sunulup derine inmeden üstünkörü bir özensizlikle işlenmesi Vermiglio‘yu kendi tuzağına düşürüyor.

Aynı anda o kadar fazla iyi hikayeyi birden işlemeye çalışıyor ki, her birinin tadı ağza çalınan bir parmak bal olmakla kalıyor. Başlıkları verilen olayların her biri kendi içinde esaslı birer film konusu olabilecekken, sahip olduğu 120 dakikalık süresini ne yazık ki çok iyi değerlendiremiyor. Acelesiz ve yavaş işlenişi her ne kadar keyifli bir tat sunsa da bu süreyi özensiz işlediği alt hikayelerini derinlikli bir şekilde işleyerek değerlendirmesi kesinlikle filmi bambaşka bir boyuta taşıyabilirdi.

Doğumun ve Ölümün Gölgesinde Bir Yaşam

Hem bir aile draması hem de realistik bir savaş sonrası melankolisi işleyen Vermiglio, diğer yandan yoğun bir yasın izini sürüyor. Bu yas filmin her sahnesine, oyuncuların her mimiğine, kullanılan her repliğe öyle incelikli yedirilmiş ki yas teması adeta filmin ham maddesi oluyor. Ölüm kadar doğumun da olduğu bir yerde ne yazık ki ölüm ve yokluk her yanı o derece kaplıyor ki doğumlar sadece bir yeni ölüm korkusu olarak ortaya çıkıyor. Bir bebek doğumu ancak ölmesinden korkulacak yeni bir can oluyor.

Koşullar, bakım vermenin mental ve ekonomik zorluğu içinde ne yazık ki bu doğumlar korkuyla birlikte bir son bulmuyor. Ters bir psikolojiyle, savaşın da getirdiği bir içgüdüyle daha da artıyor. Çocukluk, çocuk bakımı ve doğurmak filmin ana unsurlarıyken haliyle işlenen her duygu bu temaları öznesi haline getiriyor. Tam da bu noktada komedi imzasını çocuk mizahıyla işliyor Vermiglio. Nasıl yası, depresyonu, kederi çocuklar ve çocuk sahibi olmak üzerinden işliyorsa özgün mizahını da yine onlar üzerinden gerçekleştiriyor. Filmin sık sık yüz gülümseten çocuk karakterleri, saf dünyalarının kelimelerine yansımasıyla kendine has bir mizah dili tutturmayı başarıyor. Film bittiğinde içinizi sıcacık yapan ve akıllarda en kalıcı yerlere sahip olan anlar kesinlikle çocuk karakterlerin bu tatlı konuşmaları oluyor.

Vermiglio, sahip olduğu potansiyelini, görsel şölen niteliğindeki sinematografisiyle birlikte gerçekleştirmeyi başaran bir film olsaydı kesinlikle bambaşka evrelere ulaşabilirdi. Ancak bu haliyle de izleyiciyi tatmin eden hikayesi ve hem hüzünlü hem de yüz gülümseten karakterleriyle derinlikli bir aile portresi Vermiglio.


Şevval Sara‘nın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Small Things Like These: Herkesin Bildiği Sır

Nosferatu: Gölgelerin Senfonisi ve Ölümün Dirilişi

 

Şevval Sara Kot
Marmara Üniversitesi'ndeki öğrenciliği dışında kalan zamanının tamamını kitap okuyarak, film izleyerek ve bunlar üzerine yazarak geçiriyor.

2025 Golden Globes Kazananları Açıklandı! Tüm Detaylar ve Liste

önceki yazı

Babygirl: Güç ve Teslimiyetin Hikayesi

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir