0

“Belli ki solo dizisi gelecek olan Peacemaker’ın Amerika’yı ne pahasına olursa olsun koruyan tavrı, bana Watchmen’daki Komedyen’i hatırlattı.”

Okumak İçin: The Suicide Squad

The Suicide Squad yazımda Peacemaker’ı, Watchmen’daki The Comedian karakterine benzetirken, Peacemaker karakterinin gerçekten de Comedian prototipi olduğunu bilmiyordum. Peacemaker yazım hakkında ufak bir araştırma yaparken bu bilgiye ulaşmak beni keyiflendirdi. The Suicide Squad filminde en öne çıkan karakter Peacemaker idi. Vatanına olan obsesif düşkünlüğü ile her türlü müdahaleyi yapabilecek kapasitede bir adamın iç yüzünü tanımak oldukça etkileyici olabilirdi. Fikir çekiciydi. Ne kadar James Gunn, Peacemaker dizisini pandemide, sırf sıkıldığı için yazmış olsa da ve kabul olacağını düşünmese de, gördüğünüz gibi buradayız. Dizi yayınlandı ve bence, DC’nin başarılı diziler furyasına da katıldı.

Kısaca konusuna değinelim… Peacemaker lakaplı Christopher Smith, yıllar sonra hapishaneden hiç tanımadığı bir dünyaya çıkar. İçeride kaldığı sürede dünya onun uyum sağlamakta zorlanacağı kadar değişmiştir. Dünya değişse de bazı şeyler asla değişmez. Paralı askerlikten emekli olmayı düşünmesine rağmen görev onu bir şekilde bulur ve yine, yeniden aksiyona katılır. Filmde olduğu gibi dizide de uzaylılar ile dövüşmek için yola çıkan karakterin ekibiyle yaşadığı aksiyonları izlerken bir taraftan da onun karakterine odaklanıryoruz.

Chris, sayko bir babanın elinde yetiştirilmiş, kanına uyuşturucu gibi her gün ataerkillik aşılanmış, kültürlü ama bir o kadar da hödük biri. Kabuğu sert ama içi tavşan gibi derler ya, Chris tam olarak o. Eski Amerika’da kalmış dünyası, yeni Amerika’ya uyum sağlamakta zorlanır. Dizi, buradan çok güzel eleştiriler çıkartıyor. Hatta en rahatsız olduğum konulardan biri olan politik doğruculukla da çok yoğun olmayacak şekilde yer yer alay dahi ediliyor. Bunu da, bir türlü konuya hakim olamayan Chris üzerinden yaparak en azından beni tatmin etmeyi başardılar. Günümüzde artık, kelimelerinizi dahi seçerken her türlü etnik kökeni düşünmeniz gerektiği gerçeğini ve cümlelerinizin linçlenmeye doğru keyfi çekilebileceğini bilmeyen Chris, daha ilk bölümden ciddi sıkıntılar yaşıyor. Ve bu sıkıntılar komik anlar doğuruyor.

DC, son yıllarda dizileriyle öne çıkıyor. Filmlerinde ne kadar artık batırmış olsa da diziler hala hayatta ve bizim onlardan beklediğimiz o absürt, karanlık havayı vermeyi başarıyorlar. Doom Patrol tadında bir komedi barındıran Peacemaker, aynı zamanda DC’nin en dolu dolu kültür bombardımanından birine sahip. Chris, ne kadar bir “hıyar” olsa da oldukça kültürlü biri. Karakter olarak sorunlu olmasına karşın film boyunca bizi bilgi birikimi ile kendine hayran bırakıyor. Hatta şeylere olan merakı bazen başına bela bile açabiliyor.

DC’nin son zamanlarda başarılı olarak adlandırdığım dizilerinin çoğu, çoklu karakter sistemi ile ilerliyor. Hepsinde bir baş karakter olsa da yan karakterleri çokluğu ve hepsinin farklı karakterlere sahip olması dizileri keyifli kılıyor. Peacemaker’da da bir karakter çeşitliliği var. Hepsi birbirine oldukça zıt karakterlere sahip ve daha da güzeli çoğunun DC evrenine öyle ya da böyle bir bağlantısı var. Bu bağlantı da hem geçmiş hem de gelecek dizileri birbirine bağlayıp, hikayeyi daha keyifli kılıyor.

Sözün özü… Peacemaker, bizim bile alışmakta güçlük çektiğimiz bu dünyaya, eski toprak bir kahramanı koyarak ortaya izlemesi keyifli ve absürt ir iş çıkarıyor. Keyifli karakterleri, başarılı aksiyonu ve izlemeye değer hikayesi ile dizi, DC’den beklenen her şeyi veriyor. Aynı zamanda üst paragrafta da bahsettiğim gibi dizinin diğer filmler ve dizilerle de dolaylı ya da direkt bağlantılı olması, izleme keyfini arttırıyor. Chris’in dizi boyunca Justice League karakterlerine hakaretler savurması gerçekten de güldürüyor. Daha da komik olanı, Chris’in tüm dizi boyunca sayıp sövdüğü karakterlerin dizinin finalinde ortaya çıkması. Sanırım kimsenin beklemediği şahane bir sürpriz oldu bu. Bu konuda Peacemaker, gerçekten de hikaye ve referans bakımında DC’nin şu ana kadar yaptığı en keyifli ve dolu işlerden biri olabilir.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Gençlik Dizilerine Yeni Bir Soluk: Euphoria

Previous article

Peacemaker – Review

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.

More in Televizyon