
Metaphor: ReFantazio
Çıktığı gün bir milyon kopya satarak ATLUS‘un geliştiriciliğini üstlendiği en hızlı satan oyun statüsüne ulaşan Metaphor: ReFantazio, geçtiğimiz aylarda oyuncularla buluştu. Megami Tensei ve Persona serilerinin mihenk taşı oyunlarının yönetmeni Katsura Hashino, Persona 5‘in çıkışının ardından bu serideki görevlerinden ayrılma kararı almıştı. Persona 5‘in kreatif direktörlüğünün ilhamıyla başka projelere imza atmak istiyordu. ATLUS, 2016’nın Aralık ayında Hashino‘nun ATLUS bünyesinde “Studio Zero” adında yeni bir dahili geliştirme stüdyosu kurduğunu açıkladı.
Persona serilerinin karakter tasarımcısı Shigenori Soejima ve bestecisi Shoji Meguro başta olmak üzere birkaç kilit ismin daha stüdyoya dahil olmasıyla JRPG sektöründe Chrono Trigger‘ın yapımında kurulduğu gibi bir Dream Team kurulmuştu diyebiliriz. Ekibimiz, daha sonra ismini Metaphor: ReFantazio olarak değiştirecekleri Project Re: Fantasy isimli yapımı 2016 sularında ilk defa duyurmuştu. Daha sonra yapılan bir röportajda da Project Re:Fantasy‘nin ATLUS repertuvarında yeni bir intellectual property (IP) olduğunu açıkladılar. Tıpkı Megami Tensei‘den ayrılan ve kendi başına bir seriye dönüşen Persona gibi, bu iki seriden bağımsız ama kökenlerine sadık orijinal projeler geliştirme hedefleri vardı.
Öncelikle Hashino ve ekibinin vizyonuna çok saygı duyduğumu belirtmek istiyorum. Oyun sektörü özellikle son senelerde birbirinin aynısı oyunlar veya eski oyunların yeniden yapımlarından geçilmiyor. Tutup tutmayacağından emin olunmayan hiçbir işe yatırım yapılmak istenmiyor. Böyle bir devirde tamamen yeni dünya yaratma cesareti gösterilmesi gerçekten takdiri hak ediyor. Metaphor: ReFantazio, kökleri Megami Tensei evrenine bağlı olsa da hiçbir zaman evrenin diğer oyunlarının karbon kopyası gibi hissettirmiyor.
Tema ve Hikaye
Metaphor: ReFantazio, her biri farklı fiziksel özellikler ve kültürlere sahip birçok farklı ırkın bir arada yaşadığı Euchronia Birleşik Krallığı’nda geçiyor. Eşitlik çabalarının çok da ses getirmediği bu evrende ayrımcılık ve ırkçılık oldukça yaygındır. Bu ırklardan biri olan Elda, doğuştan sahip oldukları büyü yetenekleri yüzünden Euchronia’da önyargıya ve ayrımcılığa en çok uğrayan ırklardan. Ana karakterimiz de varsayılan olarak Will olarak adlandırılan Elda ırkına mensup bir gençtir.
Hikayemiz Euchronia kralının general Louis Guiabern tarafından suikaste uğramasıyla başlar. Tahtın asıl varisi olan prens, gençliğinde saldırıya uğramış ve lanetlenmiştir ve o zamandan beri komadadır. Küçük bir direnişçi grup dışında neredeyse herkes prensin öldürüldüğüne inanmaktadır. Will, Gallica isimli peri yoldaşıyla birlikte hem çocukluk arkadaşı Euchronia prensinin lanetini kaldırmak hem de zalim tiran Louis’in tahta geçmesini engellemek amacıyla uzun bir yolculuğa çıkmıştır. Halkın korkusuyla otorite kuran faşist bir diktatör ve her şeye rağmen kendilerinden aşağı gördükleri bireyler zarar görsün diye katliama razı olabilecek kadar yobaz destekçileri… Ne metafor ama öyle değil mi?
Metaphor: ReFantazio‘nun dünyası şuan içinde bulunduğumuz dünyanın politik çekişmelerinden oldukça etkilenmiş. Politik entrikalar ve dini kurumların rolü Euchronia’nın karmaşık yapısını derinleştirmek için aracı birer faktör. Euchronia gerçek dünyada ırk, din ve kültür ekseninde süregelen siyasi gerilimleri yansıtıyor. Toplulukların “farklı” olana verdiği tepkiler, gerçek dünyadaki politik çatışmalarla paralellik taşıyor. Louis ve rakibi Forden modern siyasetteki güç mücadelelerini ve popülizmi yansıtmak konusunda güçlü birer alegorik anlatı sunuyor.
İlk çıktığı zaman Metaphor: ReFantazio, işlediği çatışmalar yüzünden zoraki bir politik mesaj kaygısı vermeye çalıştığı yönünde eleştiriliyordu. Yine günümüz siyasi atmosferinin yarattığı alternatif bir kesim özellikle video oyunları komünitesinde neredeyse her oyuna bu şekilde anlamsız eleştiriler yapıp social justice warrior etiketi vuruyor. Ciddiye almaya çok değecek bir fikir olmamasına rağmen düşünüldüğü gibi Metaphor: ReFantazio anlatı olarak zorlama hissettirmiyor. Çünkü hikaye, net ahlaki sınırları olan kahramanlardan ziyade gri karakterlerin merkezinde dönüyor.

Arketipler ve Savaş Mekaniği
Katsura Hashino‘nun imzasını taşıyan ve Persona serisinin iskeletinden doğan bir eser olarak Metaphor: ReFantazio, özüne tamamen sırt çevirmeden yeni işler ortaya koymak konusunda çok başarılı. Nitekim bu oyunun da Carl G. Jung‘un Analitik Psikoloji kuramını tematik bir çerçeveye yerleştirdiğini görüyoruz. Bu tematik çerçevenin içerisine özellikle arketipler ve bireyselleşme kavramları konuyor. Arketipler, insan psikolojisinin kolektif bilinçdışındaki evrensel temsillerdir. Bu arketipler, bireylerin içsel dünyalarını ve hayatlarındaki dinamikleri anlamalarına rehberlik eder. Oyunun oynanışında yer alan Archetype sistemi, her karakterin hikaye içindeki rollerine dayalı bir güç sunar. Bu, mekanik Jung’un bilinçli farkındalığa erişince aktive edilen arketip tanımıyla paralellik taşır. Aynı zamanda hem karakterlerin kişisel yolculuklarına katkı sağlar hem de oyuncuya karakterin psikolojik derinliğini deneyimleme fırsatı verir. Oyunda Persona mekaniğinin yerine konan şey bu diyebiliriz.
Archetype sistemi oyunda karakterlere class seçme sistemi gibi çalışıyor. Bu classlar, Oyunda ilerledikçe tanıştığınız veya partinize dahil olan karakterlerin kendilerine özgü hikayelerini deneyimlediğinizde açılıyor. Persona serisinde boş zamanlarda yan karakterlerle vakit geçirdikçe çeşitli güçlendirmeler kazanırken, Metaphor: ReFantazio‘da bu güçlendirmelerin yanı sıra o karakterin arketipinin oluşturduğu class ağacını geliştiriyorsunuz. Yan karakterlerle ilişkilerinizi güçlendirdikçe daha farklı sınıflarla oynayabiliyorsunuz ve tüm partinin sınıfını istediğiniz zaman menü ekranından değiştirebiliyorsunuz.
Bu sınıfların birçoğu savaşlarda birbirleriyle etkileşime girip çeşitli Synthesis Skilller oluşturabiliyor. Bu da oyuncuya, partiyi istediği zaman istediği şekilde düzenleme fırsatı veriyor. Dolayısıyla savaşlara stratejik olarak daha planlı girilebiliyor ve oyunun çeşitliliği oldukça arttığından oyun o kadar kolay tekdüzeleşmiyor. Hatta kendi levelinizden oldukça düşük düşmanlarla karşılaşırsanız oyun sizi sıra tabanlı savaşa sokmuyor bile. O düşmanları Persona 5 Strikers‘daki gerçek zaman aksiyonu içeren çeşitli hareketlerle etkisiz hale getirebiliyorsunuz.

Sanat Tasarımı ve Diğer Farklılıklar
Metaphor: ReFantazio‘yu kökünden doğduğu Persona serisinden ayrıştran noktalardan biri kesinlikle tematik ve atmosferik yapısı. Persona, modern şehir hayatını, öğrencilik deneyimini ve doğaüstü olayları birleştiriyordu. Metaphor: ReFantazio ise tamamen kurgusal bir karanlık ortaçağ fantezisi anlatımına sahip. Persona serileri dinamik, canlı ve rengarenk bir dünya sunarken Metaphor: ReFantazio‘nun evreni hala sokaklarda idamların izlendiği gotik katedraller, antik kalıntılar ve büyülü ormanlarla süslü karanlık bir ortaçağ. Aynı zamanda Shoji Meguro, Persona‘daki jazz ezgilerinin yerini temayla uyumlu olması için daha orkestral katedral besteleriyle doldurmuş.
Metaphor: ReFantazio’nun görsel kimliği, oyunun en dikkat çeken özelliklerinden biri. ATLUS’un deneyimli sanat yönetmeni Shigenori Soejima, bu projede de benzersiz bir estetikle fantastik unsurları zengin bir detay ve özgün bir stil ile yaratmış. Önemli önemsiz bütün menü ekranlarının arayüz tasarımları teker teker özenle ve detaylıca oluşturulmuş. Genel atmosferde Orta Çağ estetiğini temel alan mimari ve şehir planlaması, büyü ve mitolojik öğelerle harmanlanıyor. Böylece oyun, gerçekçi bir ortam içinde hayal gücüne hitap eden fantastik bir atmosfer oluşturmayı başarıyor. Ayrıca her ırka özgü fiziksel özellikler ve kıyafet tasarımları, bu toplumların kültürel farklılıklarını yansıtmakta çok başarılı.
Oyunun renk paleti, dramatik kontrastlar ve etkileyici ışıklarla dikkat çekiyor. Persona‘nın cıvıl cıvıl aydınlık anime estetiğini burada daha çok soğuk renkler ve karanlık tonlar karşılıyor. Oyunda yer alan düşmanlar, her Megami Tensei oyununda olduğu gibi grotesk ve sembolik tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Bu yaratıklar, hem korku hem de merak uyandırarak oyuncunun estetik zevkine dokunan bir etki yaratıyor. Ayrıca, Euchronia’nın farklı bölgelerindeki farklı dokular ve atmosferler oyunun görselliğine oldukça çeşitlilik katıyor. Ek olarak, oyunun anime sinematik sahneleri Persona serisine kıyasla oldukça fazla.
Persona serilerindeki okul hayatı ve görevler arasındaki denge gibi, Metaphor: ReFantazio da yolculuk ve aralarda yapılan aktivitelerle oyuncuya ritmik bir hikaye akışı sunuyor. Bu boş zaman aktivitelerini Royal Virtues denen kişilik özelliklerinizi geliştirmek, başkalarıyla ilişkilerinizi derinleştirmek veya yan görev yapmak gibi oldukça çeşitli aktivite skalası içinde harcayabiliyorsunuz. Persona serisine ek olarak, bolca uzun yolculuk yaptığımız bu evrende Gauntlet Runner adlı ulaşım araçlarını kullanıyoruz. Gauntlet Runner kullanırken bu yolculukların kamp zamanlarında da başka çeşitli ve bu ulaşım aracına özel aktiviteler yapabiliyorsunuz. Veya yolda başka Gauntlet Runnerlarla kapışabiliyorsunuz.

Son Olarak
Büyük kitleler, kolayca korku ve öfkelerinin kurbanı oluyor. Onları kişisel çıkarları için manipüle etmeye çalışan otorite figürleri tarafından yönlendiriyorlar. Bu kişiler yanlış yönlendirilmiş öfkelerini içinden çıkılmaz bir sarmalda kaosla besliyor, neticede kendinden olmayana tahammülsüzlük ve nefret besledikleri bir düzende birbirlerine zarar verip duruyorlar. Metaphor: ReFantazio‘nun adında geçen metafor aslında bu. Gerçek hayatın ve politik gerilimlerin bir metaforu. Oyunun dünyası tam olarak içinde yaşadığımız dünya ve kurgunun gerçek hayatı taklidine çok güzel bir örnek.
Metaphor: ReFantazio, karmaşık sorunları ilmek ilmek işleyen bir anlatı deneyimi. Oyunun hikayesi epik bir macera sunarken, oyunculara düşünsel olarak meydan okuyor. Will’in ve yoldaşlarının ütopya arayışı, bireyin toplumsal önyargıları nasıl aşabileceğine ve daha büyük bir amaca nasıl hizmet edebileceğine bir yolculuk. Katsura Hashino ve ekibinin Persona serisinden aldığı ilhamı yepyeni bir fantezi evrenine taşıma çabası oldukça başarılı. Sıra tabanlı savaş mekaniğine getirdiği modern yorumu, büyüleyici atmosferi ve derin tematik yapısıyla Metaphor: ReFantazio, JRPG türünün son yıllarda çıkmış en iyi örneklerinden. Hem türün sadık hayranları hem de yeni oyuncular için unutulmaz bir deneyim sunmayı başarıyor.
Ece Ekşi‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
























Yorumlar