0
9.5
product-image

Astro Bot

Team Asobi, Astro markasıyla uzun süredir ilgilenen bir firma. Kendileri aynı zamanda PlayStation 5’in içerisinde gelen ve bir teknoloji demosu olarak tasarlanan Astro’s Playroom‘un da yapımcıları. Her ne kadar çok kısa bir deneyim sunsa da Astro’s Playroom da oldukça eğlenceliydi. Özellikle PS5’in yeni kontrolcüsü Dualsense’i çok iyi tanıtan bir demoydu. Sonra firmanın Astro Bot isimli tam bir oyun üzerinde çalıştığını öğrendik. Her ne kadar bir kesim tarafından çocukça göründüğünden dolayı beğenilmese de, ben oyunu ilk gördüğüm andan itibaren merakla bekliyordum.

6 Eylül’de çıkış yapan Astro Bot‘u da büyük bir heyecanla açıp oynadım. Ne yalan söyleyeyim bu kadarını ben de beklemiyordum. Bu sene içerisinde en zevk aldığım oyunlardan birisi oldu. The Game Awards adaylarının da açıklanmasının ardından bu güzel oyunun bir incelemesini yapmak istedim. Gelin şimdi sizlerle PlayStation‘ın yeni maskotunu inceleyelim. Spoilerlı olacak onun da uyarısını şimdiden yapayım.

Astro Bot Oyun İncelemesi Arakat Mag

PlayStation’ın Yeni Maskotu

Aslında Astro, PlayStation için yeni bir marka değil. Çok tutmamış olsa da PlayStation 4 için de geliştirilen Astro Bot Rescue Mission isimli bir oyunu bulunmakta. Ancak ne oldu da bu oyun bu kadar beğenildi ve inanılmaz derecede yüksek puanlar aldı?

Şüphesiz PlayStation bile Astro Bot‘un bu kadar başarılı olacağını düşünmemiştir. Özellikle markanın son zamanlarda yaptığı yanlış stratejik hamleler oyuncularını uzun süre oyunsuz bıraktı. Astro Bot tam olarak bu dönemde oyuncular için bir umut ışı niteliğinde geldi. Sektörün yönelmeye çalıştığı live-service ve tekdüze oyun furyasına karşı atılan kocaman bir tokat gibi bu. Bu yüzden Balatro, Astro Bot gibi oyunların The Game Awards‘da bu kadar adaylık alması çok değerli. Belki ve umarım, sektör adına bir şeylerin değişmesine vesile olurlar.

Astro Bot Oyun İncelemesi Arakat Mag

Kaybolan Botları Toplamaca

Astro Bot‘un hikayesi aslında PS4 oyununda gördüğümüz tanıdık bir kötünün PlayStation 5’i parçalamasıyla başlıyor. Kocaman bir galaksiye dağılan PS5’i ve parçalarla beraber kaybolan Botlar’ı kurtarmamız gerekiyor. Astro biraz sıradan görünüyor (kostümler var tabi ki ben düz halinden bahsediyorum). Fakat bizim dışımızdaki neredeyse her Bot, bir oyun karakteri. Bu karakterler için de ciddi bir emek vermişler. İlgili karakteri aldığımız gezegen, karakterin oyununun temasını yansıtıyor. Ya da karakterle etkileşime girince kendi oyunundan bir Easter Egg gösteriyor bizlere. Hala çok sıradan gelebilir hikaye. Fan Service‘e yoğunlaşan, bir robotun arkadaşlarını ve ana gemilerini kurtarma çabası anlatılıyor. Ama oynamaya başladıktan sonra öyle olmadığını anlıyoruz.

Oyunda 6 farklı galaksi bulunmakta. Bu galaksilerde çeşitli dünyaları tamamlıyoruz. En sonunda da oyunun başındaki yaratığın parçalarına ayırdığı PS5’in birer parçasını alıyoruz. Hikaye genel olarak bu şekilde ilerliyor. Tabi her galaksinin sonunda PlayStation fanlarının yüzünü güldürecek çok güzel bölümler de bulunuyor. Ki bölüm tasarımı oyunun en iyi olduğu yer.

Özenle Tasarlanmış Bölümler

O kadar güzel dizayn edilmiş seviyeler var ki gerçekten yaş fark etmeksizin herkesin eğlenebileceği şekilde tasarlanmış. Team Asobi, yaratıcılık konusunda cidden sınırları zorlamış ve bu konudaki zirve olan Nintendo‘nun Mario oyunlarına yaklaşmış. Her galaksi ayrı bir konsepte sahip. Ayrıca yukarıda da bahsettiğim gibi bazı gezegenler o karaktere uygun konseptte tasarlanmış. Ana olarak tamamlamamız gereken gezegenler bitince o galaksinin gizli seviyelerini de oynayıp, eğlencenize devam edebiliyorsunuz. Sadece her galaksinin içerisinde bulunan hızlı oynama gerektiren challange bölümleri biraz daha kolay olsun isterdim böyle sevimli bir oyun için beni biraz fazla sinirlendirdi. Özellikle en sonuncusu… Seviyeyi bitirdikten sonra Elden Ring‘de Malenia’yı öldürmüş kadar sevindim.

Aynı Astro’s Playroom‘da olduğu gibi her seviyede farklı bir özellik kazanıyoruz. Bazıları eski oyundan aşina olduğumuz şeyler olsa da çok fazla yeni ekipman eklenmiş. Bir bölümde karakterimiz suyu emip kocaman bir süngere dönerken, diğer bölümde büyüyüp küçülebilen bir alet elde ediyor. Bu saydığım 2 seviye benim oynarken en zevk aldığım bölümlerdi. Tabi oyunun sonuna yaklaştıkça ekipmanlar tekrar etmeye başlıyor ama bu süreyi olabildiğince uzun tutmuş olmaları çok önemli.

Gezegenleri bitirip bir galaksinin sonuna geldiğinizde “Acaba bu sefer kiminle karşılaşacağım?” heyecanı yaşamak gerçekten çok güzeldi. Ape Escape, God of War, Uncharted, LocoRoco ve Horizon için özel olarak tasarlanmış bölümler gerçekten çok iyi. Şarkıları, dünya tasarımları tamamen bu oyunları andırıyor ve geçmişle gelecek arasında çok güzel bir yolculuğa çıkarıyor sizi. Bu 5 özel bölüm arasından benim favorim Bot of War bölümü oldu. Dualsense’in bu kadar iyi kullanılmasından olsa gerek, balta hissiyatı orijinal God of War oyunundan bile iyi hissettiriyordu. 

Astro Bot Oyun İncelemesi Arakat Mag

Dualsense’i Dibine Kadar Kullanıyor

PlayStation 5 ile ilgili en büyük hayal kırıklığım herhalde Dualsense’in efektik kullanılamaması. Bu kadar güzel bir teknoloji hiçbir oyunda Astro’s Playroom kadar iyi hissettirmemişti. Ta ki bu oyuna kadar. Team Asobi kolu o kadar iyi çözmüş ki gözünüzü ve kulaklarınızı kapatsanız ve Astro’yu buz üzerinde kaydırsanız titreşimden anlayabilirsiniz. Yürüme, vurma hissiyatları çok başarılı. Tetikleri etkin kullanan ekipmanlar çok zevkli. Sadece üfleme olayı hala bana biraz garip geliyor ancak bu kişisel bir durum.

Diğer teknik taraflarda da oyun oldukça başarılı. Rengarenk ve tatlı animasyonlarla dolu dünyasını size 60 FPS olarak sunuyor Astro Bot. Herhangi bir bug ya da başka bir teknik aksaklığa da denk gelmedim. Ki dediğim gibi Team Asobi PS5 için bir demo hazırladığından konsola en hakim PlayStation stüdyosu olabilir şu anda. Umarım bu ekibi ileride Astro harici başka işlerde de görebiliriz.

Astro Bot Oyun İncelemesi Arakat Mag

Hiç Mi Eksiği Yok

Uzun soluklu ve çeşitliliği bol bir platform oyunu yapmak epey zordur. Genel olarak aynı mekanikler üzerinde ilerleyen bir oyunda oyuncuyu oyunda tutmanın en kritik yollarından birisi çeşitliliği sağlamaktır. Astro Bot‘un kaybettiği alanlardan birisi burası. Yukarıda da bahsettiğim gibi ekipman çeşitliliği oyun sonunda ciddi azalıyor. Ama asıl sorun o değil. Düşman çeşitliliğinin daha zengin olmasını isterdim. Çok düşünmeden vur, kır yaparak gidiyoruz farklı tiplere mi ihtiyacımız var diyebilirsiniz. Ancak en azından sonlara doğru biraz daha farklı düşman görmek isterdim. Çünkü düşmanların çoğu Astro’s Playroom oyunundakilerle aynı.

Bir diğer ufak şikayetim de galaksilerde bulunan ufak bölümlere. Bazı bölümler girip 10 saniye içerisinde tamamlayabileceğiniz şekilde dizayn edilmiş. Gerek var mıydı bilmiyorum sonuçta aynı şey büyük bir gezegen içerisine de yedirilebilirdi. Orası bana çok gereksiz geldi ama bu baya ufak bir detay. Oyunun güzelliğini asla baltalayamaz. 

Astro Bot Oyun İncelemesi Arakat Mag

Sonuç

Oldukça tatlı, renkli ve eğlenceli bir oyun Astro Bot. Oyunda geçirdiğim her dakika oyun için ne kadar özen gösterildiğini hissettim. Özellikle Credits ekranı uzun süredir gördüğüm en iyi Credits’ti. Çalışanlarına ve yaptıkları işe değer verince Team Asobi bu senenin en büyük sürprizine imza atmış.

Astro Bot benzersiz bir oyun deneyimi. Hiç Nintendo konsolu olmayanlar Mario deneyemiyoruz diye üzülmesinler. Önlerinde nur topu gibi bir platform oyunu var çünkü. Şu ana kadar oynadığım en eğlenceli platform PlayStation oyunu ve aynı zamanda jenerasyonun en iyi oyunlarından birisi. Bunu da oyundan alınan zevki bir an bile düşürmeden başarıyorlar. Umarım Sony bu firmaya gerekli özgürlüğü verir ve Astro markasıyla beraber yeni işler de görürüz. Yeni PlayStation maskotu hepimize hayırlı olsun.


Poyraz Akyol‘un diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Kratos’un Yolculuğu: Bölüm 1

Dragon Age The Veilguard: Potansiyelini Kaybeden Bir Seri

Poyraz Akyol
Poyraz Bilgisayar Mühendisi ve Bilgisayar Oyunları Yüksek Lisans Öğrencisi. Film ve dizi izlemek onun en büyük tutkusu, oyun oynamak ise en büyük keyif kaynağı.

Barda: Şiddetin Nedeni ve Kimlikler

önceki yazı

Look Back: Yaratıcılığın ve Kaybın İçsel Dünyası

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

daha fazla Oyun İnceleme