0

HBO, son yılların yükselen kanallarından biri. Game of Thrones ile hepimizin hayatına bir daha çıkmamak üzere giren HBO; aslında her daim büyük ve özel bir kanaldı. The Wire, Westworld, Big Little Lies, True Detective, The Sopranos gibi dizileriyle yıllardır hayatımızın bir parçasıydılar. Bir kanalı başarılı kılan şey ne diye sorarsanız, dizilerinde yakaladığı uyum ya da kıvamdır. HBO, genellikle gerçekçiliği ve cesur kararları ile bilinen bir kanal. Bu sebeple dizileri genellikle sevilir. Euphoria, onlar için de bir ilk çünkü kanalın uzun süredir göze çarpan ilk gençlik dizisi. Fakat HBO yine yapacağını yapmış ve kanallarının genel kıvamlarını gençlik dizisinde bile yansıtmayı başarmış. Fakat Euphoria’yı diğer dizilerden ayıran bir özelliği var: Dizi, 2019 yılında yapılmış teknik açıdan en mükemmel iş.

Kısaca konusuna değinelim… Baş rolünde Zendaya’nın olduğu dizi, bir kasabadaki gençleri konu alıyor. Klasik alt-üst ilişkisinin olduğu bir lisede belirli gençlerin tek tek hayatına konuk olduğumuz dizide bu gençlerin doğumdan şimdiye kadarki hayatlarına göz atıyoruz. Hayatlarındaki iyi-kötü günlere konuk olurken yaşadıkları büyük sıkıntılara ve çarpıklıklara da değiniyoruz. Kimsenin hayatının güllük gülistanlık olmadığını görürken onları dünden bugüne getiren yaşanmışlıklarının şimdiye nasıl tesir ettiğini izliyoruz. Çünkü, bizi biz yapan, yaşadıklarımızdır.

Zendaya’nın Rue karakteri ile anlatıcıyı ve bir uyuşturucu bağımlısını canlandırdığı dizide senaryo adına incelikli ya da detaylı bir iş yok. Çılgınlar gibi partileyen gençlerin cinsel hayatlarına, eğitimlerine, aile yaşantılarına göz atarken gençlik filmlerinin klasiği zorbalığa da değinmeden olmuyor. Fakat dizinin bu temaları anlatış şekli biraz sert. Partilere ve cinselliğe yaklaşımı oldukça keskin ki NY Times, dizi için bir yazı yayınlayıp “gençler artık böyle değiller ya” deme gereği duymuş. Orada olmadığımız için bunu bilemeyiz ama bu yaşantının dizi ve filmleri inatla süslemesi, bana NY Times’ın biraz haksız olabileceği izlenimi oluşturdu. Dizi, hikaye olarak karmaşık ve ekstra bir şey sunmasa da klasik bilinenleri anlatım şekli ile farklılaştırıyor. Zaten dizinin de diğer tüm dizilerden ayrıldığı nokta burası.

Euphoria; 2019 yılında, hatta uzun yıllardır teknik açıdan izleyebileceğiniz en iyi iş. Çekimlerinden renklerine, oyunculuklardan müziklere kadar muhteşem bir uyum ve koreografi var. Ünlü bir söz vardır, önemli olan nasıl anlattığınızdır diye. Euphoria, sıradan bir yürüyüşü bile korkunç bir estetik ile sunmayı başarıyor. HBO’nun karanlık temasına ince ve estetik bir işçilik de eklenince ortaya izlemesi oldukça keyifli bir dizi çıkıyor. Dizinin teknik kısmını övmek için bir paragraf da yetmez aslında. İzlediyseniz bana hak veriyorsunuzdur.

Zendaya’nın ilk defa bir baş rolde olduğunu düşünürsek muhteşem bir iş çıkarmış. Her bölümde ufak detaylar ile seyirciyi etkilemeyi başarıyor. Gerçi dizideki herkes muhteşem. NY Times’ın itiraz ettiği kısım da burası. Dizi; gençleri, sorunlardan oluşan bir topluluk olarak gösteriyor. Kamera, ideolojik bir alettir. Göstermeyi tercih ettiğiniz kısım sizin ideolojinize göre belirlenir. Euphoria’da söz konusu bir tercih yok. Gençler, genel olarak sorunlu ve umutsuz olarak aktarılıyor. Hepsinin gelecekle ve anlarla problemleri var. Ama hak verirsin, ama vermezsiniz; dizi, bu aktarma işini çok başarılı yapıyor.

Sözün özü… Euphoria, teknik açıdan izleyenin gözünü boyayacak, ekrana kitleyecek kadar güçlü bir dizi. Basit hatta klasik temaları anlatsa da bunları anlatış şekli oldukça çarpıcı. Bu sebeple birçok diziden ayrılıyor. Dizide anlatılanları ileride hatırlamazsınız ama çekim damağınızda muhteşem bir tat bırakacaktır. Bu enfes şöleni de, bana göre herkesin izlemesi gerek.

Valerii Ege Deshevykh
Ukrainian Creative Director | Motion Picture Writer | Horror Freak

Sonunu Bildiğimiz Bir Hikaye: Portrait of a Lady on Fire

Previous article

İyi Deneme, Kötü Sonuç: Peri Ağzı Olmayan Kız

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.

More in Televizyon