0

Ünlü bir yazar olan Sandra, 11 yaşındaki görme engelli oğlu Daniel ve eşi Samuel ile dağ başında, izole bir evde yaşamaktadır. Sıradan bir günde oğlu Daniel, eşinin cansız bedenini evlerinin önünde karların içine çakılmış bir biçimde bulur. Polisler Samuel’in ölümünü şüpheli olarak kayda alırlar ve soruşturma süreci başlar. Bu süreçte bir yandan Sandra cinayet ile suçlanırken diğer yandan Daniel olaya tanıklık baskısı altında ezilmeye başlar.  Soruşturma süreci anne ile oğlunun ilişkisini de etkileyecektir.

Yönetmen koltuğunda Justine Triet‘in bulunduğu Anatomy of a Fall, geçtiğimiz Cannes Film Festivali‘nde Altın Palmiye Ödülü’nün sahibi olmuştu. Filmekimi 2023 kapsamında Türkiye’de izleyicilerle buluşan film, senenin en çok merak edilen filmlerinden birisi olarak yerini alıyor ve haliyle beklentileri fazlasıyla yükseltiyor. Peki beklentimiz cidden yüksek olmalı mı?

Anatomy of a Fall

Farklı Ancak Başarısız Bir “Kim Yaptı?” Öyküsü

Samuel’in trajik ve şüpheli ölümünün soruşturulması üzerine kurulan film, aslında temelinde bir nevi  “Kim Yaptı? (Whodunit?)” tarzında bir öykü anlatıyor diyebiliriz. Ancak bunu klasik Agatha Christie veya Sherlock Holmes biçiminden çıkarıp sanat (arthouse) sinemasının sunumuyla İskandinav donukluğuna taşıyor.

Atmosferde hakim olan sadelik ve soğukluk izleyiciyi film boyunca belirli bir rahatsızlık seviyesinde tutuyor. Aynı zamanda bu süreçte gerçekleşen absürt sayılabilecek diyaloglar ve davranışlar nedeniyle de izleyicinin cinayeti/ölümü ciddiye alması zor hale geliyor. Film, görsel anlatıdaki çeşitli tercihleri ile diğer pek çok suç-gizem filmlerinden ayrılıyor ancak iki buçuk saatlik ortalamanın üstündeki süresini ne yazık ki etkili bir biçimde kullanamıyor. Ne sinematografisi ne de diyalogları olayın gizemini sürdürüyor.

Anatomy of a Fall

Sinematik Dilde Denemeler

Film, sinematik açıdan klasik suç-gizem filmlerinden ayrılıyor. Özellikle ilk yarıda birden fazla kameranın ve çekim tekniğinin kullanımı ile hem sunum hem de anlatım değişiyor. Sorgu kayıtları, polis kameraları, güvenlik görüntüleri vb. pek çok farklı çekimden oluşan film son dönemde Amerikan sinemasında örneklerini gördüğümüz (Searching, 2018; Reality, 2023) görsel dili tercih ediyor. Bu çekimler hikayeyi kurmaca bir film olmaktan çıkartıp yarı “suç belgeseli (true crime show)” haline getiriyor. Amerikan yapımlarında bu anlatım bu yönde işliyor ancak Anatomy of A Fall‘da bu tercih olmaktan öteye gidemiyor, yapay kalıyor.

İkinci yarıda ise ağırlıklı olarak mahkeme sürecine odaklanılıyor ve diyaloglarla yürüyen süreç akıcılığını iyice kaybediyor. Fatih Akın‘ın In the Fade (2017) filminin sürükleyici mahkeme sahnelerini düşününce oldukça zayıf kalıyor.

Anatomy of a Fall

Filmi Sırtlayan Oyuncular

Filmin oyuncu kadrosu ise güçlü yanlarından birisi oluyor. Sandra karakterini 2016 yapımı Toni Erdmann filmindeki başarılı performansı ise hafızalara kazınan Sandra Hüller canlandırıyor. Oğlu Daniel’i canlandıran genç yetenek Milo Machado Graner de etkileyici bir performan sergiliyor, izleyiciyi masumiyetine ve çaresizliğine inandırıyor. Sorunlu akışa rağmen anne oğul dinamiği filmi sırtlayan etkenlerden oluyor.

Altın Palmiye ödüllü Anatomy of a Fall, izleyicileri ikiye ayırabilecek bir gizem-gerilim-suç filmi olarak karşımıza çıkıyor. Seveninin çok seveceği, sevmeyenenin (benim gibi) zor bitireceği tartışmalı bir yapım. Başarılı oyuncu performansları ile Avrupa sineması için yenilikçi sayılabilecek sinematik kararlarına rağmen sönük ve inandırıcı olmayan diyalogları ile tempo sorunları yaşayıp gizemiyle birlikte akıcılığını yitiren senaryosunun gölgesinde kalıyor.

Buğra Mert Alkayalar‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi TwitterInstagramDiscord ve Letterbox aracılığıyla takip edebilirsiniz.

İnsanlığın Karanlık Yüzü: The Captain

Tatillerin En Çirkini: How to Have Sex

İnsanlığın Karanlık Yüzü: The Captain

Previous article

Kader Yazdıysa Bozsun: Hayat

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply