Y Tu Mama Tambien (Ananı Da!), Children of Men (Son Umut) ve favorilerim olan Harry Potter and the Prisoner of Azkaban (Harry Potter ve Azkaban Tutsağı) ile Gravity (Yerçekimi) filmleriyle tanınan Meksikalı senarist-yönetmen Alfonso Cuarón’un 2014’ten bu yana ilk dizisi olan Disclaimer yönetmenin dramı edebiyatla farklı biçimde harmanlayışını sunuyor bize.

Disclaimer yazar Renée Knight’ın 2015’te yayımlanan romanından uyarlama bir psikolojik gerilim-gizem dizisi. Geçmişinin sırlarının peşinden geldiği bir kadın, intikam için duyulan arzu ve gerçeği gizlemek için çabaladığımızda ödediğimiz bedel gibi mevzuları masaya yatırıyor.

Catherine Ravenscroft, ödüllü bir gazeteci ve belgeselci. Bir gün kendisine bir kitap, bir roman gönderiliyor ve Catherine fark ediyor ki, kendisi bu romanın baş karakteri ve dahası, bu baş karakterin yani Catherine’in geçmişte sakladığı bir sır yüzeye çıkmak üzere. Romanı gönderen ise, Catherine’e gizliden gizliye hınç besleyen Stephen Brigstocke’tan başkası değil. Stephen neden hınç besliyor, Catherine’in geçmişiyle nasıl bir ilgisi var derken dizi bizi, yer yer erotik hâle gelen romantik bir gizli ilişkiye ve onun neticesindeki psikolojik gerilim ve gizem dolu olaylara doğru yolculuğa çıkarıyor.

Disclaimer Dizi İncelemesi Arakat Mag

Roman Okur Gibi

Diziyi ilgi çekici kılan unsur; bu konuları güzel biçimde harmanlayarak seyirciye bunları sanki klasik bir roman okuyormuş gibi sunması. Dizi boyunca ana karakter Catherine Ravenscroft ve ona hıncı olan yan karakter Stephen Brigstocke’un başından geçenleri, bu iki karakterin yer aldığı sahnelerde hem onların iç seslerinin fonda duyulması, hem de sahne içinde olayların akışı olarak takip ediyoruz. Karakterlerin iç sesleri fonda tabii ki -dizinin formatına da uygun olarak- bir edebî esermiş gibi sunuluyor.

Fon anlatımları ve iki karakterin yanı sıra, Catherine’in gençliğine dair sahnelere de geçiş yapıyoruz ve bunlar, eski filmlerdeki açılış ve kapanış sahneleri gibi siyahtan yuvarlakla açılma ve yuvarlakla siyaha kapanma olarak sunuluyor bize (tıpkı bir romanda bir bölümden öbürüne geçer gibi).

Açıkçası dizinin roman gibi anlatım tarzını beğendim. Ana karakterin kendinin roman karakteri olduğunu öğrenmesi üzerine kendi hayatını sanki bir roman okuyormuş gibi yaşaması seyirciye, karakterin ağzından anlatılan bir roman gibi sunuluyor. Aynısı Stephen’ın paralel olarak devam eden yaşantısında da işleniyor.

Disclaimer Dizi İncelemesi Arakat Mag

Neden İzlenmeli?

Disclaimer başından sonuna kadar merkezine ana karakter Catherine’in gençliğinde, evli ve çocukluyken yaşadığı yasak aşkı alıyor ve bu yasak aşkın uzantısı olarak, Catherine’le Stephen’ın yaşantılarının nasıl birbiriyle kesiştiğine tanıklık ediyoruz. Catherine’in gençken Jonathan adlı adamla yaşadığı romantik ilişkinin yer yer erotik olarak da sunulan ilişkisi, kendisinin şimdiki zamanda yaşadığı pişmanlık ve eşi Robert’ın ona karşı duyduğu öfkeyi anlamak açısından senaryonun elini kuvvetlendiriyor.

“Bir kadın evliyken, üstelik çocuğu da varken nasıl eşini aldatabilir? Bunun arkasında nasıl bir güdü yatıyor? Bu ilişkinin neticeleri ve Catherine’in eşiyle ilişkisine ne gibi etkileri olacak?” diye mini dizi boyunca merakla izliyorsunuz ve sırrın ardındaki -belki de- asıl sır (kötü olaylara ve Jonathan’ın yaşamına mâl olan sır) ortaya çıkınca Disclaimer sizi, altı bölüm boyunca hazırladığı netice itibariyle ters köşeye yatırmaya çalışıyor (ne kadar başarılıdır, onun kararını izleyip kendiniz vermelisiniz). Dizinin bize sunduğu klişe bir neden de olsa, bu nedene esasında ne kadar âşina olduğumuzu da bize gösteriyor ve bizi düşünmeye itiyor. Dolayısıyla dizi bittiğinde ana karakter Catherine’e belli bir yere kadar kızabildim veya onu eleştirebildim.

Catherine’e hayat veren Avustralyalı aktris Cate Blanchett’a olan hayranlığım da diziyi bu kadar sevmemde etkili olmuş olabilir. Keza Stephen’ı canlandıran Amerikalı aktör Kevin Kline’ı da başarılı bulurum. Beni asıl şaşırtan, dram rollerinde çok fazla izlemediğim ve oyunculuğu hakkında fazla bir fikrimin olmadığı Sacha Baron Cohen’ın, Catherine’in eşi Robert rolündeki başarılı performansı oldu. Catherine’in gençliğini canlandıran Leila George ve yasak aşkı Jonathan’ı canlandıran Louis Partridge’in uyumlu kimyası ve zorlayabilecek dramatik ve -özellikle- erotik sahnelerin altından başarıyla kalkması da diziyi başarılı kılan unsurlardan. Edebiyat seviyorsanız, roman gibi akan bir anlatı ilginizi çekiyorsa ve biraz da Cate Blanchett hayranlığınız varsa (benim gibi), bu diziye bir şans verebilirsiniz.


Apple TV+ kategorisindeki diğer incelemelerimize ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Penguin: 1. & 2. Bölüm İncelemesi

Like a Dragon: Yakuza: Yetersiz Bir Adaptasyon

Time Cut: Heyecansız Bir Zaman Yolculuğu

önceki yazı

The Penguin: Gotham’ın Suç İmparatorluğu

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

daha fazla Apple TV