0

Ünlü yönetmen Xavier Dolan‘ın çok sevilen Laurence Anyways ve Heartbeats filmlerinin aktristi olarak tanıdığımız Monia Chokri‘nin üçüncü uzun metraj filmi The Nature of Love, dünya prömiyerini 2023 Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yaptıktan sonra Türkiye’de Filmekimi kapsamında izleyiciyle buluştu.

Bir Rutin Olarak Aşkın Tabiatı

“Aşk basit olmalıdır” düsturuyla başlayan film, her sahnesinde izleyiciye çok tanıdık hisler ve deneyimler sunmasıyla kendi ilkesinden hiç vazgeçmiyor. Kimi zaman bir mahalle pub’ında çalan ScorpionsStill Loving You şarkısıyla bir aşkı başlatıyor, kimi zaman sinematik yağmurlar altında aşık karakterlerini ıslatıyor. Kimi zaman şehvet dolu sevişmelere tanık ettiriyor, kimi zaman da sonu başından belli olan parçalanmaları bir video klip edasıyla doğanın ‘pure’ güzelliğinin içinde izleyiciye sunuyor. Fakat 110 dakikalık sürede izleyiciye sunduğu tek şey ön kabullü klişelerle bezenmiş basit bir aşk hikayesinden ibaret değil elbette.

İddialı ismiyle bu basitliğin kendi içerisinde ne kadar komplike şeyler barındırdığının ipucunu veren yönetmen, aşkı deneyimlerken hissedilen her detayın ‘basit’ten ne kadar uzak olduğunu; üçüncü bir gözle bakılınca “aşkın elementlerinden biri” olarak görülen klişelerin aslında onları kendi bilincimizle algılayıp baş etmek söz konusu olduğunda ne kadar da kendine has dinamikler barındırdığını izleyiciye kanıtlıyor. “Çünkü böyledir,” diyor adeta yönetmen “Aşkın Tabiatı böyledir.”

The Nature of Love Arakat Mag FilmekimiPlaton’dan Schopenhauer’a Zaaflarla Aşk

Bir aşk nasıl başlar? O aşkı yaratan tetikleyiciler nelerdir? Peki ya aşkın sadece başlangıçların kusursuzluğundan ibaret olmadığını fark ettiğimizde onu devam ettirmek için elimizden ne gelir? Ya da elimizden sahiden bir şey gelir mi? Devam edebilen bir ilişkiyi ayakta tutan dinamikler nelerdir ve iki kişiden oluşan bir ilişki sahiden de sadece iki kişiden mi oluşuyordur? İlişkide yaşanan kayıplar bir şeyleri kazandırmak için midir yoksa aşkın günün sonunda sahip olabileceği tek gerçek bu mudur? Kaybetmek? Birinden gitmenin bedeli nedir ve bize gelecek olanı kabul etmenin bedeli taşıyabileceğimiz bir şey midir? Evlilik, aşkın tam olarak hangi bölgesini, hangi amaçla ele geçirir? Ele geçirilen bir şey bir gün mutlaka özgürlüğü mü talep eder?

Tüm bu soruları içinde sorularla varolan karakterleri aracılığıyla cevaplamakla kalmıyor yönetmen, bu soruları bizatihi kendisi izleyiciye sormakla da kalmıyor. Bir felsefe akademisyeni olarak dersler veren başrolümüz Sophia (Magalie Lépine-Blond), felsefenin belki de kendi içinde en çok tanım bulundurduğu “aşk” teması hakkında senaryonun akışı boyunca aralara serpiştirilmiş ders sahneleriyle izleyiciye pencereler sunuyor adeta. Platon‘dan başlayarak, Arthur Schopenhauer‘dan Spinoza‘ya kadar çeşitli felsefecilerin aşk tanımlarına değiniyor. Birbirinden farklı tanımlar olmalarına rağmen, spesifik bir aşkın kendi içinde tüm bu tanımlara sahip olmasının kapsayıcılığını olabilecek en tanıdık yolla işliyor yönetmen: İnsanın sahip olduğu zayıflıklar ve zaaflar.

The Nature of Love Arakat Mag FilmekimiSinemada Aşk Tanımları

Yönetmenin kendisini de başrolümüz Sophia’nın en yakın arkadaşı Françoise rolüyle izlediğimiz film, bünyesinde yine Xavier Dolan filmlerinden tanıdığımız Pierre-Yves Cardinal‘i de başrollerden biri olarak bulunduruyor. Simasına pek aşina olmadığımız, henüz ikinci uzun metraj filmi olan Francis-William Rhéaume‘u da filmin yapı taşlarından biri olan Xavier rolünde izliyoruz.

Aslında çok da yabancı olmadığımız senaryosu yer yer başka filmleri de anımsatıyor izleyiciye. Joachim Trier‘in 2021 yapımı The Worst Person In the World filmiyle yer yer aynı paydada bulunan film, kimi zaman da aşkın özüne dair ettiği laflarla Mike Nichols‘ün Closer filminde işlenen duyguları anımsatıyor. Bu benzer noktaların var olma sebepleri çok açık ve cevabını yine kendi bünyesinde barındırıyor; aşk hakkında, aşkın özü ve tabiatı hakkında kurulan tüm sözler, getirilmeye çalışılan her açıklama aslında bir noktada hem çakışık hem de paralel. İzleyici sadece kendi iç dünyasına dönerek de bu işaretlere ve tanımlara ulaşabilir, üstelik bunun deneyimlerle ne kadar alakası olsa da bir noktada deneyime de ihtiyaç duymayan temel hislerden ibaret.

The Nature of Love Arakat Mag FilmekimiPerdeler İndiğinde Elimizde Kalan

Aşkın bir noktada beklentilerden ibaret olduğuna dikkat çeken yönetmen, bu beklentilerin eninde sonunda hüsrana uğrayacağına çünkü beklentilerinin özünde buna sahip olduğuna da açıklık getiriyor. İnanılmaz şehvet dolu sahnelerinin yanında bu şehvetin üstünü örttüğü farklı zayıflıkların da günü gelince o örtünün altından çıkacağının garantisini izleyiciye veriyor. Yer yer komedi unsurunu kullanarak yapıyor bunu Monia Chokri, yer yer de aşkın olmazsa olmazı dram unsuruyla. Filmin başından sonuna kadar kendisini koruyan temel unsur ise senaryonun ayaklarının her zaman yere basması ve hissettirdiği gerçekçiliği oluyor.

Bir şans verilmeyi kesinlikle hak eden film, oyunculukların kalitesiyle de senaryonun alt metninin doluluğuyla da asla fire vermiyor. Farklı, daha önce hiç izlemediğiniz türden bir şey izleteceğini iddia etmediğini de sahip olduğu isimle izleyicisine bildiriyor adeta; bu sadece aşkın tabiatı, diyor. Sadece The Nature of Love.

Şevval Sara‘nın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Bizi TwitterInstagramDiscord ve Letterbox aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Kirli Sırlar Diyarında: Lost in the Night

Yeni Nesil Bir Rashomon Melodramı: Monster

7.5

Şevval Sara Kot

Kirli Sırlar Diyarında: Lost in the Night

Previous article

Keşif Serüveni: Homecoming

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.