0

The Boys 4. sezonuyla hız kesmeden devam ediyor! Homelander karakteri geçtiğimiz üç sezon boyunca aklı beş karış havada, ne idüğü belirsiz biriydi. Zaman zaman besin zincirinin en üstünde otururken yer yer sevgiye muhtaç ufak bir çocuktu. Baba olduğunu keşfettiğinde, babasını tanıdığında, Vought’u ele geçirdiğinde bir şeylerin değişeceğini düşündük. Ne yazık ki hala alacakaranlıkta yönünü bulmaya çalışan eli maşalı bir ergen gibi davranıyor. Geçtiğimiz son üç bölümde Homelander’ın oğlu ile arasında kaotik bir ilişki vardı. Baba ve oğul ilişkisindeki sıkıntılara muhteşem bir çözüm geliştirdi. Çocukluğunun bir parçası olan kanlı canlı travmalarını öldürmek. Zaten önceki sezonlarda Homelander projesinin sorumlularını bir bir avlamış, kimilerini öldürüp kimilerini hapse yollamıştı. Karakterin ne kadar sıkıntılı ve acımasız olduğunu tekrar tekrar aynı formülle anlatmaktan sıkıldıkları anı dört gözle bekliyoruz.

Kendi içinde verdiği “İnsan mıyım, tanrı mı?” çatışmasını aynalarda yüzün, kuyularda sesin yöntemiyle çözmeye yaklaşan kahramanımız hayırlısıyla bu sezon tamamen kafayı sıyıracak. Sıyırmazsa sıkıntı var gibi, genel için konuşamam ama ben artık Homelander’dan beslenecek bir şey bulamıyorum. Yaşlılık da gelsin, tanrı sendromu da gelsin, dört koldan baskı yesin. Yüzde yüz potansiyelini ortaya çıkarsın ki biz de Homelander ile Butcher’ın hikaye örgüsünü gerimizde bırakalım. Butcher Bey ziyadesiyle elveda ediyor bu sezon. O kadar çok “Ben ölünce” konuşması yaptı ki artık adamın öleceğine inanmıyorum.

The Boys 4. Sezon 4. Bölüm İnceleme Arakat MagFetişler, Altyazılar, Canlı Yayında Meydan Dayağı

Öncelikle Amazon Prime Video’ya yakarmak peşindeyim. Genel bir altyazı sorunları var. Çeviri/Dublaj tarafında hangi şirket ile anlaşmalılar bilmiyorum. Fakat PR (Halkla İlişkiler) kısaltması, İK (İnsan Kaynakları) olarak geliyorsa birilerinin bunu farkedip dur demesi lazım. Bakınız The Office dizisi de Prime Video’da, baştan sona onlarca çeviri hatası mevcut. Nitekim Rings of Power ya da başka dizilerde de çokça kez denk geldim. Şu bir bahane olabilir, dublajda ağız oturtabilmek adına kısaltmaya kısaltma uydurmuş olabilirler. Yalnız yine falsolu bir hareket derim çünkü PR aslında Türkçeleşmiş bir kısaltma. Gayet de yaygın kullanılan bir kısaltma. Bir ikincisi altyazı ile dublaj çevirisini birebir hazırlamak zaten başlı başına saçmalık. Demem o ki, çeviri meselesine artık biraz özen göstersinler, rica ediyorum.

Sister Sage ile Deep’in “Beynimi yak, kendini yak, her şeyi yak!” fantazileri dehşet vericiydi. Deep o kadar aşağılık bir karakter ki, “Seni çekici bulamayacak kadar zekiyim, beynime zarar ver.” teklifini kabul etti. Çok büyük ihtimal, neredeyse eminim diyebilirim, suyunu değiştirmediği için ahtapot sevgilisi ölecek. Sage, abur cubur yiyip TV izleyebilmek için beynine zarar veriyor, inanılmaz bir mesaj gerçekten. Bir dizinin bu meseleyi bu şekilde eleştirmesi beni ne kadar sevindiriyor, anlatamam.

Firecracker sonunda yapacağını yaptı. Annie’nin sinir sistemiyle oynayabildiği kadar oynayıp, neticesinde sağlam bir meydan dayağı yedi. Bu konuda konuşulması gereken Starlight’ın CIA bağlantısının çökmesi ya da toplum önünde puan kaybetmesi değil bence. Starlight’a hayat veren Erin Moriarty, Allah düşman başına vermesin öyle bir bıçak altına yatmış ki, suratının yüzde altmışını kullanamıyor. Bu sezon toplamda üç surat ifadesi var, üzüldüğünde ve sinirlendiğinde aynı gözüktüğü için ne hissettiğini ayırt edemiyorum. Gerçekten “Güzellik algınız batsın” demekten başka bir şey gelmiyor aklıma. Kadının üst dudağı kıpırdamıyor. Gözlerini belerte belerte bir hal oldu dört bölümdür. Oyuncu dediğinin ekmeği suyu yüzüdür be ablacım, neden yaptın bunu kendine? Kanal patronunun kredi kartını kullanan spiker estetiği yapılmış resmen.

The Boys 4. Sezon 4. Bölüm İnceleme Arakat MagGizem Dolu Bölümün Ardından

İlk üç bölüm önceki sezonun sorularını yanıtlarken, bu bölüm yeni sezonun sorularını sordu. Butcher, boğulacağı esnada nasıl kurtuldu? Hughie’nin babasına V Karışımı’nı kim verdi? Sezonun sonuna doğru bizi ne tür sürprizler bekliyor? Mesele The Boys olunca cevap vermesi zor. Hep birlikte izleyip göreceğiz. Haftaya görüşmek üzere, esenlikler diliyorum.

Mehmet Tezcan’ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Twitter, Instagram, Discord ve Letterboxd aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Boys: 4. Sezon – 1. 2 ve 3. Bölüm İncelemesi

House of the Dragon 2. Sezon: Birinci Bölüm İncelemesi

 

Mars Express: Yapay Zeka ve İnsan Çatışması

Previous article

I Used to be Funny: Acının Tatsız Tebessümü

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.

More in Televizyon