François Ozon’ın yönettiği When Fall is Coming, Türkiye prömiyerini 44. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Ozon‘un senaristliğini ve yapımcılığını da üstlendiği When Fall is Coming, 8 Femmes’dekini andıran gizemli atmosferi, Frantz’dakini anımsatan hüzünle bir araya getiriyor. Fransa kırsalında, hayatının sonbaharını yaşayan Michelle’i odağına alan film, toplumsal önyargıların neden olabilecekleri ve sessiz suç ortaklığının örebileceği koza üzerinde duruyor. Çoğunlukla tiyatro ve televizyon yapımlarında yer alan Hélène Vincent’in canlandırdığı Michelle, izleyiciyi sempatiyle antipati arasında çekiştiriyor.

Michelle, emekli olduktan sonra Burgonya’da bir köyde yaşamaya başlar. En yakın arkadaşı Marie-Claude (Josiane Balasko) ile yakın yaşamaları en büyük şansıdır. Michelle ile Marie-Claude’un mantar topladıkları günün ileri saatlerinde kızı Valérie (Ludivine Sagnier) ile torunu Lucas (Garlan Erlos), ziyaretine gelir. Mantarları özenle seçen ve keserken kitaptan zehirli olup olmadıklarını kontrol eden Michelle, istemediği bir kazaya neden olur. Annesine anlaşılmaz bir kin besleyen ve onu zehirlemek istediğine inanan Valérie, annesinin hayallerini yıkarak evden ayrılır. Elbette yanına oğlu Lucas’ı da alarak. Michelle’in duygusal mı, yoksa korkunç bir insan mı olduğu anlaşılamamaya böyle başlar. Zira geçmişte hayatını fahişelik yaparak kazandığını öğrendiğimiz Michelle, kızı tarafından her zaman hor görülür. Ne var ki Michelle için asıl önemli olan torunuyla ilişkisidir. Lucas’ın gitmesi onu sarsar. Marie-Claude’un hapisten yeni çıkan oğluyla aralarındaki sessiz iş birliği böyle başlar. Kimsenin dile getirmediği ama herkesin sezdiği bu ortaklık, Marie-Claude’un oğlu Vincent’i (Pierre Lottin) Michelle’in ördüğü kozanın içine alır.

Bu yazı When Fall is Coming filmi hakkında spoiler içerebilir.

When Fall is Coming Film İncelemesi Arakat Mag François Ozon Philippe Piazzo Helene Vincent Josiane Balasko Ludivine Sagnier

Toplumun Dışına İtilenleri Merkeze Yerleştirmek

Bir karakter ya da insan hakkında bildiklerimiz, onu zihnimizde koyduğumuz yeri büyük ölçüde şekillendiriyor. Beyin kategorilere ayırma eğilimi gösterdiği için önyargılarımıza teslim olmak kolaylaşıyor. Hapse girip çıktığını öğrendiğimiz biri, çoğu zaman “tehlikeli” kategorisine gidiyor. Fahişe olduğunu duyduğumuz bir karakteri “ahlak yoksunu” kategorisine koyabiliyoruz söz gelimi. Bu toplumsal normlara uymazlık o kişilerin hayatını şekillendiriyor oysa. Daha kötüsü, ilk anda bilinmeyen bu tür gerçekler ortaya çıktığında önyargılar hâlâ geçerliliğini koruyabiliyor.

When Falling is Coming’in anlatısı, karakterlerin bu tür toplum tarafından kabul görmeyecek yanlarını gizleyerek başlıyor. Michelle, alışılagelen fahişe tanımının aksine, orta-üst sınıf, asil bir kadın gibi gözüküyor. Burgonya’da bir köyde geniş, bahçeli bir evde yaşıyor. Üstelik Paris’te bir apartman dairesi var ve tabusunu kızının üzerine yapabiliyor. Hali tavrı, taşkınlıktan uzak, mizacı sakin. Dolayısıyla başta çizilen bu imaj, Michelle’in fahişe olduğunu öğrendiğimizde sarsılıyor. Çünkü fahişelik, toplum tarafından kabul edilmeyen bir meslek olduğu gibi doğrudan kişinin kimliği olarak da algılanıyor. Çoğu zaman da kadınların seçtiği değil, mecbur kaldığı bir iş olarak kabul ediliyor zaten. Michelle ise torunu olacağını öğrenene kadar fahişelik yapmayı seçiyor. Seçme özgürlüğü, maddi gücü ve kendisine kurduğu dünya, onu ne yazık ki toplumun bakışından koruyamıyor. Toplum, kızı Valérie’nin varlığında vücut buluyor adeta.

Valérie, Marie-Claude’un oğlu Vincent’e de tepeden bakan bir tutuma sahip. Annesini ziyareti sırasında Vincent’in hapiste olmasına verdiği tepki, neredeyse geçmişte aralarında bir şey yaşandığı ve Vincent’in bunun sonucunda hapse girdiği yönünde bir varsayıma neden oluyor. Karşı karşıya geldiklerinde ise Vincent’in kendini Valérie’ye tanıtması gerekiyor. Anlıyoruz ki Valérie, hapse giren birine bakarken de zihnin kategorizasyon üzerine kurulu sisteminden yararlanıyor. Oysa toplumun dışına itilenlerin sessiz bir suç ortaklığı kurmak için sebepleri, tam da bu toplum temsiline karşı ortaya çıkıyor.

When Fall is Coming Film İncelemesi Arakat Mag François Ozon Philippe Piazzo Helene Vincent Josiane Balasko Ludivine Sagnier

Hayatın Sonbaharında Anneler ve Evlatları

Michelle, arkadaşının oğlu Vincent’in ihtiyaçlarını gören bir teyze gibi. Yeniden kirli işlere bulaşmadan köyde kalmak, bir bar açarak hayatını buradan kazanmak isteyen Vincent’e borç vermesi boşuna değil. İmkânı olmasından da öte, torunu Lucas’a ulaşmak gibi bir hedefi ve bu uğurda yardıma ihtiyacı var. Michelle, bu arzusunu öyle incelikli bir şekilde ifade ediyor ki Vincent’e iyilik yapıyor gibi gözükürken çıkarını gözetiyor. When Fall is Coming, bu dinamiği incelikli bir şekilde kuruyor. Öyle ki Marie-Claude, Valérie’nin ölümünden Vincent’in sorumlu olduğunu anladığında güçlü bir vicdan azabı çekiyor. Oğlunun barı ne pahasına açtığını bilmek, var olan hastalığının ilerlemesine neden oluyor.

Hayatlarının sonbaharında olan iki yakın arkadaş, ortak bir geçmişi paylaşıyor. Valérie, Vincent ile konuşurken “Bize naptıklarına baksana,” diyerek kendine yandaş arıyor. Oysa Marie-Claude ile Vincent’in ilişkisi Michelle ile Valérie’ninkinden epey farklı. Marie-Claude, Michelle’e göre çok daha sinik ama bilge bir karakter portresi çiziyor. Onun için fahişelik yaptığı bir geçmiş, kabullendiği ama taktir etmediği bir yerde duruyor. Vincent ile aralarında bir mesele değil bu. Belki de Vincent’in hapse girmesi aralarında bir tür eşitlik yaratıyor. 

Valérie, hayatının sonbaharını farkında olmadan yaşıyor. Eşiyle Lucas konusunda anlaşamamaları ve ayrılmaya yakın olmaları zorlayıcı bir etken. Sıklıkla duygusal gelgitler yaşayan karakterin oğluyla ilişkisi de pek sıkı değil. Oğlu neredeyse annesine karşı kullandığı bir koz gibi. Annesinin anneannesine neden bu kadar öfkeli olduğunu bilmeyen Lucas içinse durum epey anlaşılmaz. Anneannesinin yanında geçirdiği bir yıl, nihayet bu öfkenin nedeni anlamasını sağlıyor. Zira okulda maruz kaldığı fahişenin torunu iması epey sarsıcı. Lucas da annesi Valérie gibi, Michelle’i başta “mide bulandırıcı” buluyor. Ancak zamanla bu algısı değişiyor, Vincent’in yardımıyla akran baskısının üstesinden geliyor. Valérie’nin ölümünün ardından Michelle’in önderliğinde örülen koza, susmayı kabul etmeyen herkesi kozanın dışına itiyor. Böylece yeni bir “anneler ve evlatlar” ağı kuruluyor: Michelle, en yakın arkadaşının oğlu Vincent ve torunu Lucas.

When Fall is Coming Film İncelemesi Arakat Mag François Ozon Philippe Piazzo Helene Vincent Josiane Balasko Ludivine Sagnier

Gri Karakterler, Sepya Renkler

When Fall is Coming, sepya renk tonlarıyla Fransa kırsalını güzel resmediyor. Başta yaz tatili için Michelle’in yanına gelen misafirlerini görsek de mevsim daha ziyade sonbaharı çağrıştırıyor. Devamlı ve sabit bir sonbahar. Zaten karakterler siyah ve beyaz olmaktan öte, gri oluşlarıyla dikkat çekiyor. Sepya renkler ve gri karakterler, boğucu bir atmosfer yaratabiliyor.

When Fall is Coming, temposu yavaş olmasına rağmen kendini izletmeyi başarıyor. François Ozon’un en sevdiğim filmi olmamakla beraber, yaşlılık, toplumsal yargılara bakış ve suç ortaklığının bir arada tuttuğu insanları gösterme şekli bakımından yenilikçi nüanslara sahip. Açıkça söylenmeyenlerin çıkarıma açık dünyası, başka türlü okumaları mümkün kılacağı için benimle benzer düşünmeyen izleyiciler olacağına da eminim gerçi.


Burcu Demirer‘in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Echo Valley: Gölün Dibinde Kalan

Materialists: Aşk Eski Bir Yalan

BURCU DEMİRER
28 yaşında, İstanbul'da yaşıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler ve Karşılaştırmalı Edebiyat okudu. Metin yazarı olarak çalışıyor. Edebiyat, sinema ve tiyatro aracılığıyla yarınki yüzünü keşfediyor.

    F1: The Movie: Hız, Tutku ve Zafer

    önceki yazı

    Squid Game 3. Sezon: Zorlama Sezonun Zorlama Devamı

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir