2025’i geride bırakırken elimde oldukça fazla istatistik var: 460 içerik, 511.887 kelime. 125.000 yeni kullanıcı. 217.000’in üzerinde sayfa görüntüleme, Google’da 4 milyona yakın gösterim, 110.000’in üzerinde tıklama gibi gibi.
Ama hiçbiri, bu yılın bende ve ekibimde bıraktığı duyguyu tam olarak anlatamayacaktır. Zira Arakat Mag, bu yıl yalnızca içerik üretmekle kalmayıp bir duruş sergiledi ve bir karakter inşa etti. Ve belki de en önemlisi, dijital dünyada sessizce yok olan bir geleneği -derinlikli yazma geleneğini- yeniden yarattı. Evet, bu hepimiz için çok yorucu bir süreçti ama yıl boyunca gerçekten güzel bir şey yapıyor olmanın verdiği his paha biçilemezdi.
“Rakibimiz Yok” Demek Kolay, Ama Bizim İçin Artık Gerçek
2023 yılının Mart ayında Arakat Mag‘in yönetimine geçtiğimden bu yana kendimize hep “bağımsız bir platform” diyorduk. Lakin hedefim ilk günden bu yana en iyi ekibi kurmak, en iyi siteyi yaratmak ve Arakat Mag ismini güçlü bir marka haline getirmekti. Bunu sonunda başardık. Çünkü 2025 bize özellikle bir şeyi net biçimde gösterdi: Arakat Mag, Türkiye’deki tüm mecralara kıyasla yalnızca istikrarlı içerik üretmekle kalmamış, bu alanda rakipsiz bir marka konumuna ulaşmıştır.
Herhangi bir Pazar gecesi saat 01:00’da bir dizi üzerine 1.200 kelime yazmaya oturan, Perşembe öğleninde ertesi gün vizyona girecek bir filmi analiz eden, Aralık’ın son haftasında art arda 20.000 kelimelik içerik yayınlayan bir ekip varsa… Ve bu ekip, 365 gün boyunca tek bir günü bile boş geçmemişse, orada artık sadece bir içerik takviminden değil, bir yayıncılık kültüründen söz ediyoruz demektir.
Aradan geçen 365 gün boyunca, ortalama her 19 saatte bir içerik yayına girdi.
Tatil yok. Hafta sonu yok. “Bugün pas geçelim.” gibi bir düşünce de… Her yazımız bir söze,
her kelimemiz bir ize dönüştü. Bu; planla, sabırla ve ekip ruhuyla açıklanabilir.
Ama bir şey daha var: inanç.
Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere; bu yıl 322 film incelemesi, 67 dizi incelemesi, 30 oyun incelemesi, 40 blog yazısı yayımladık ve 15 röportaj gerçekleştirdik. Haberleri ve Oscar gibi ödül törenlerinde yalnızca kazananları duyurduğumuz içerikleri buna dâhil etmiyoruz, onları da dahil ettiğimizde 700 üzeri içeriğe ulaşıyoruz.
Geriye kalan 419 incelemenin her biri, bir yazarın filmi izleyerek, diziyi takip ederek ya da oyunu bizzat oynayarak ürettiği özgün çalışmalar. Üstelik bunların tamamı; bu yıl vizyona giren, dijital platformlarda yayınlanan yepyeni filmler, diziler ve yıl boyunca çıkan oyunlardan oluşuyor.
Bu tablo, en başından beri hayalini kurduğum ve yapmak istediğim şeyin somut bir karşılığa dönüşmüş hâli. Sadece sayılarla değil; emekle, süreklilikle ve gerçek bir editoryal disiplinle ortaya çıkan bir yılın özeti.
Aşağıda yer alan Google Sheets dosyası aracılığıyla, yıl boyunca aylık bazda uyguladığımız tüm yayın planını şeffaf biçimde erişime açıyorum.
“Trafik” İçin Değil, “Kültür” İçin Yazdık
Bugün dijital yayıncılıkta başarı çoğu zaman tek bir kelimeyle ölçülüyor: trafik. Kaç tık aldı? Kaç saniye okundu? Kaç kişi geldi? Biz bunu başından beri bilsek de, hiçbir zaman bir parçası olmak istemedik.
2025 boyunca yayımladığımız 460 içeriğin ortalama kelime sayısı 1.112. Bu, bir istatistik değil. Bu, bir tercih. Çünkü 1.000 kelimeyi aşan yazı sayımız, birçok kültür-sanat sitesinin yıllık toplam içeriğinden bile daha fazla.
Bu bir hız gösterisi değil; yavaşlamayı bilinçli olarak seçmenin karşılığı. Arakat Mag kısa yazamadığı için uzun yazmadı. Hâlâ bir şey söyleyecek gücümüz olduğu için uzun yazmayı seçtik.
Vizyonun En Sıkı Takipçisi Olduk
Arakat Mag olarak 2025 boyunca vizyona giren 130 filmi inceledik. Ama bu sayı, meselenin yalnızca görünen yüzü.
”Haftanın filmi” mantığıyla hareket etmedik. Popüler olanı yazmak kadar, sessizce vizyona girip kaybolan yapımların da peşine düştük. Hiçbir önemli vizyon filmini es geçmedik; hatta tekrar vizyona giren, yıllar önce yapılmış ama bugün yeniden anlam kazanan filmleri bile yazdık.
Çünkü bizim için vizyon filmleri, sadece yeni olan demek değil, zamanla tekrar konuşmaya başlayan filmleri duyabilme meselesiydi. O yüzden bu 130 inceleme, bir “takip listesi” değil, 2025 sinemasının nabzını tutan bütünlüklü bir kayıt hâline geldi.
Festivalden Festivale Koşturduk
2025’te festivaller bizim için yalnızca takvimde işaretlenen etkinlikler değildi; yılın akışını, temposunu ve ruhunu belirleyen duraklar gibiydi. Ayvalık’ta 24 film hakkında yazdık, Adana’da 6 film üzerine içerik ürettik ve birçoğundan bahsettiğimiz 2 adet günlük tuttuk. İstanbul Film Festivali boyunca büyük bir özveri ile 32 film izleyip hepsine tek tek inceleme yazdık, 12 gün boyunca da günlükler yayınladık. Filmekimi’nde 36 film incelemesi, Antalya’da ise Ulusal Uzun Metraj yarışması başta olmak üzere 13 film incelemesi ve 9 röportaj yayınlamak; bu yoğun süreci özetleyen büyük bir başarı haline geldi. Dahası, bu sene ilk kez Toronto Film Festivali’ne katılarak seçkideki 20’yi aşkın filmden bahsettiğimiz 4 adet günlük ve Türkiye’de yayınlanmış ilk Hamnet yazısını kaleme aldık. Bu, Arakat Mag‘in artık sadece yerli değil, uluslararası festivalleri de yakından takip edeceğine dair güçlü bir işaret oldu.
Bununla da sınırlı kalmadık. Ankara Uluslararası Film Festivali, Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali ve Boğaziçi Film Festivali gibi festivallerin farklı seçkilerinde yer alan filmler için de günlükler tuttuk, incelemeler yazdık ve filmleri kendi bağlamları içinde düşünmeye çalıştık.
Festivallere yaklaşımımız hiçbir zaman “Kaç film izledik?” sorusu etrafında şekillenmedi. Daha ziyade orada neyin konuşulduğuna, hangi duyguların dolaştığına ve sinemanın o an hangi yöne doğru evrildiğine kulak vermek istedik. Bu yüzden ortaya çıkan şey, klasik festival haberlerinden çok, bir yılın sinema iklimini kayda geçiren, dönüp bakıldığında o zamanı hatırlatabilecek bir arşiv oldu.
Listeler Değil, Haritalar Hazırladık
2025 sezonuna dair listelerimiz –En İyi 20 Film, En İyi 10 Dizi, En İyi 10 Oyun- sadece “Ne tüketelim?” sorusuna hızlı cevaplar vermek için yazılmadı.
Bu içerikler; bir yılın ruhunu, eğilimlerini, umutlarını ve hayal kırıklıklarını yan yana koymak için kaleme alındı. O yüzden onlar birer öneri değil, hepimiz için hazırlanmış birer haritaydı.
Bugün ya da yıllar sonra dönüp bakan biri için bu listeler 2025’in kültürel hafızasını taşıyan belgeler hâline geldi.
Tüketim Değil, Tanıklık Yazdık
Arakat Mag olarak olup biteni aktarmakla yetinmedik. Filmleri, dizileri, oyunları “tüketilecek içerikler” olarak değil, zamanın bize ne söylediğinin şifreleri olarak gördük.
Bir yazının uzunluğu hiçbir zaman hedefimiz olmadı. Ama her yazı bittiğinde kendimize şu soruyu sorduk: “Gerçekten bir anlam kurduk mu?”
Eğer cevap evetse, işte o yazı kalır. Ve biz kalıcı içerikler yazmak istedik. Trafik peşinde değil, anlam peşinde koştuk. Çünkü biz bugünü değil, yıllarca yaşayacak hafızayı hedefledik. Ve bugün gönül rahatlığıyla şunu söyleyebiliyoruz: Bu yıl yalnızca trafik üretmedik, aynı zamanda bir kültür inşa ettik.
Bu Yılki Üretimimiz, Başlı Başına Bir Kültür Yıllığı
2025’te Arakat Mag‘te haberler dışında toplam 460 içerik ürettik. Ve bu içeriklerin toplam kelime hacmi 510.000’i aştı. Peki bu yıl boyunca yazdığımız her şeyi, tek bir dergi formatında toplasaydık ne olurdu?
Varsayılan dizgi ayarlarıyla düşündüğümüzde bir sayfa ortalama 800-900 kelime içeriyor. Basit bir hesap yapıldığında Arakat Mag‘in bu yıl neredeyse 600 sayfalık bir içerik ürettiği görülüyor. Yani eğer biz bu yılı matbu hâle getirseydik, elinizde tutacağınız şey sadece bir dergi değil; bir kültür atlası ve sinema/dizi/oyun arşivi olurdu. Artık şu çok açık ki, derinlik bir moda değil, bir ihtiyaç. Ve bu, yalnızca bir sayısal övünç değil. Bu; içeriğin hızlıca tüketilecek değil, defalarca dönüp bakılacak şekilde üretmenin hâlâ mümkün olduğunu kanıtlıyor. Bunu birlikte başardık.
2026’da bu külliyatı belki gerçekten sayfalara dökeriz. Şimdilik ise bir yazıda, sayısız satırda ve çok yakında gelecek başka bir uzun metinde buluşmak üzere. Hazır olun. 2026’da yine başka bir ruhla karşınızda olacağız.
Umut Tiryaki‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.






















Yorumlar